banner988

Şam ile işbirliği ya da istifa


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

16 Şubat 2018, 12:22

Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı sayın Doğu Perinçek, Zeytin Dalı Harekâtı’ndan hemen önce, tarihi önemde bir basın toplantısı yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrı yaptı:

            ‘Suriye’de bir harekâta geçmeden önce Şam ile derhal doğrudan ilişkiye geçin ya da istifa edin!’

            Recep Tayyip Erdoğan, sayın Perinçek’in bu çağrısına deyim yerindeyse kulaklarını tıkadı. Tam tersine Beşar Esad’ın “katil” ve “terörist” olduğunu söylemeye devam etti.

            Türkiye, ABD ve onun “sahadaki maşası” ile savaşıyor. Beşar Esad’ın Ordusu da; ABD, IŞİD ve PKK ile savaşıyor. 8 Şubat günü Deyr-u Zor ilinde PKK’nın elinde bulunan petrol ve doğalgaz alanlarını kontrol etmek için harekete geçen Suriye Ordusu ve Suriye milis güçleri, ABD uçaklarının bombardımanı sonucu 100’e yakın şehit verdi.

            İşte bu tablo içinde Recep Tayyip Erdoğan, Beşar Esat için uluorta terörist suçlamasını kullanmaya devam ediyor.

            Savaşmakta olan bir devletin aklıyla bu politikayı açıklamak mümkün değildir.
           
En az kayıpla zaferi kazanmak

            10 Şubat günü TSK’nın yaptığı açıklamaya göre PKK unsurları ile girilen çatışmalarda bir helikopterimiz “kırıma uğradı”. İki mürettebat şehit oldu. Gene aynı gün 9 Mehmetçiğimiz daha şehit oldu.

            Savaşta elbette şehit olacaktır. Söz konusu olan Vatanı savunmaksa, canını feda etmeye hazır ve feda eden evlatları olmazsa, o Vatan savunulamaz.

            Ama Vatan Savaşı’nda, devlet yöneticisinin ve ordu komutanının görevi mümkün olduğu kadar en az şehidi vererek o savaşı kazanmaktır.

            Bugün Afrin’de sürmekte olan Vatan Savaşı’nı en az şehidi vererek kazanmanın şartı Şam ile el sıkışmaktır.

            AKP iktidarının ayak sürüdüğü nokta tam da burasıdır.
 
Suriye’de var olan akıl!

            Beşar Esad yönetimi Türkiye ile birlikte hareket etmeye hazır olduğunu sürekli olarak söylüyor.

            Aydınlık gazetesinde yazan Bessam Abu Abdullah, Suriye cephesinden son derece aydınlatıcı yazılar yazmaktadır.

            Suriye devleti yöneticileri, bir Kurtuluş Savaşı veren milletin önderleri olmanın sorumluluğu ile hareket ediyorlar.

            Türkiye’yi yönetenlere -yakın geçmişte izledikleri vahim politikaya bakmaksızın - değişen koşullardan hareketle ne yapabileceğine bakıyorlar ve ona göre davranıyorlar.
            Türkiye’nin dostluk elini uzatması durumunda geçmişi unutacaklarını da her fırsatta söylüyorlar.

            Oysa hatırlayalım: 2011 baharında Türkiye, Hatay’da Suriye sınırında “sığınmacı kampları” inşa etmeye başladığı zaman daha Suriye’den dışarıya göç başlamamıştı. Davutoğlu’nun sığınmacı kampları, o yılın sonuna kadar esas olarak boş kaldı.

            2012 yılında, dünyanın 84 ülkesinden 80 bin terörist, çoğunluğu Türkiye üzerinden Suriye’ye sokulduğunda AKP yöneticileri “Bayram namazını Şam’da Emeviye Camii’nde kılmak” rüyalarını görüyorlardı.

            Aynı sıralarda Ahmet Davutoğlu gazetecilere “altını çizerek söylüyorum; Esat rejimi yıllar içinde değil aylar içinde yıkılacaktır” diyordu.

            Bütün bu suçları yetmezmiş gibi hala, “Suriye’nin geleceğinde Esat olamaz” gibisinden, devletler hukuku, uluslar arası ilişkiler ve iyi komşuluk politikası ile hiçbir şekilde bağdaşmayan laflar etmeye devam ediyorlar.

            İşte, kendilerine karşı işlenen bütün bu suçlara rağmen Suriye’yi yönetenler, Türkiye’ye dostluk elini uzatmaya devam ediyorlar.

            Çünkü dünyanın en büyük emperyalist gücü ile savaştıklarının bilincindeler ve Türkiye başta olmak üzere Bölgenin bütün devletlerini kazanmak politikası izliyorlar
 
Türkiye ne yapmalı?

            ABD, Savunma Bakanı Türkiye’de. ABD’nin PKK’ye 2018 yılı içinde 550 milyon dolar vereceğini açıklamasından bu yana ise daha bir hafta bile geçmedi.

            Afrin’de PKK, ABD’nin verdiği ağır silahlar ile TSK’ya saldırıyor. Helikopterimiz ABD silahı ile düşürüldü. Tankımız ABD füzesi ile vuruldu.

            Bu koşullarda hala Esat düşmanlığına devam edenler, hâlâ mezhepçi bakış açısıyla Türkiye himayesinde Sûnni bölge yaratma hayali peşinde olanlar Vatan Savaşını yürütemez, Türkiye’yi yönetemezler.

            Türkiye’nin acilen alması gereken tedbirler bellidir:

            1. Şam ile acilen el sıkışılmalıdır. TSK, Kuzey Suriye’nin her tarafında Suriye Ordusu ile birlikte hareket etmelidir.

            2. İncirlik üssüne derhal el konulmalıdır. Diyarbakır üssünün ABD tarafından kullanılmasına son verilmeli, Kürecik’teki Radar Üssü’ne de el konulmalıdır.

            3. İç cepheyi sağlamlaştırma yolundaki tedbirler derhal alınmalıdır. Türkiye Afrin’de savaşırken içerde Afrin harekâtına karşı çıkan Siyasal Parti olamaz. Bunun adı özgürlük ve demokrasi değil, gaflettir. HDP derhal kapatılmalıdır.

            4. İçerde milleti ayrıştıran, kutuplaştıran söylem ve uygulamalara da derhal son verilmelidir.
           
 
           
Mehmet Bedri Gültekin
ulusal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SERDAR - 8 ay önce
bence istifa etsin her türlü :)
Avatar
Adil Aydın - 8 ay önce
Önce Şam ile el sıkışmalı, çünkü abd ile kılıçlar çekildi. Suriye'de bulunmamız haklı sebeplere dayanıyor.
Avatar
Elif - 8 ay önce
Sayın Gültekin bu maddeler asla yapılmayacaktır çünkü Erdoğan’ın amacı ve hedefi pkk/pyd dolayısıyla Abd ve İsrail değil, Suriye ve Esad’dır. Amerika ve İsrail’le olan gizli ittifakları devam ediyor ve fakat görünürde ve söylemlerde onlarla çatışma içindeymiş gibi davranılıyor. Söyler misiniz başka türlü insanları nasıl ikna edebilirlerdi ki. Kendi insanlarını bile ikna edemezlerdi. Bu durumda psikolojik savaşı yürütenler ülkeyi bataklığa çekmek ve Suriye ile karşı karşıya getirmek için bütün manipülasyonları yapıyorlar. Erdoğan, Akp, liberaller, Chp, Abd, İsrail, pkk/pyd aynı safta farklı mevzidedirler. Akp söylemleri değişecek ve Suriye ve Rusya ve İranın aleyhine doğru kayacaktır. Ve kaçınılmaz olarak, Suriye’yle, Rusya’yla ve İran’la karşı karşıya gelinecektir. Zaten amaç budur. Medyada ara sıra o yönde haber kampanyası oluşturulmaktadır da. Sonuç olarak kandırıldık, aldatıldık diyenlerin aslında kandırdığı ve aldattığı bir kez daha acı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Saygılarımla..