banner982

“Sine-i Millet Platformu” üzerine


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

12 Ocak 2018, 00:36

“Ülkemizde siyasi kurumlar milli görevlerini yerine getirememektedir” cümlesiyle başlıyor Ahmet Yavuz, Arslan Bulut, Birgül Ayman Güler, Dilek Akagün, Mustafa Önsel ve Nihat Genç’in imzaladıkları bildiri.
Dostlarımız kamuoyuna açıkladıkları bildirilerini, “Biz Sine-i Millet Platformu olarak; milletin varlığına ve vatanın bütünlüğüne dönük tehditlere karşı düşüncede ve siyasette bu savunma hattını kurmak için bir araya gelmeyi… ahlaki ve vicdani bir milli görev kabul ediyoruz” sözleriyle bitirmişler.
Dostlarımızı, bu kadar yıldan, bu kadar mücadeleden ve büyük fedakârlıklarla elde edilen bu kadar kazanımdan sonra böyle bir bildiri ile farklı bir harekete yönelten nedir?
Üstelik ülke için çok önemli olan bir seçim yılına girmişken ve yurtseverlerin mücadele mevzisi açık seçik ortadayken böyle bir arayış içine girmek ne anlama geliyor?

Geçmişten ders almak
Acı gerçek şudur ki son yıllarda benzer denemeleri tekrar tekrar yaşadık.
Arkada kalan 18 yıl içinde Yekta Güngör Özden’in Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi (CDP) ; Mümtaz Soysal’ın Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP), Yaşar Nuri Öztürk Hocamızın Halkın Yükselişi Partisi (HYP), Sadettin Tantan’ın Yurt Partisi, Tuncay Özkan’ın Yeni Parti’si, Emekli General Osman Pamukoğlu’nun Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) ve son olarak Emine Ülker Tarhan’ın Anadolu Partisi; benzer iddialarla ve büyük hayallerle ortaya çıktılar.
Hepsi “Vatan’ın bütünlüğü ve milletin varlığına” yönelik tehdide karşı mücadele adresinin olmadığını söylüyorlardı ve ortaya çıktıkları zaman milletin hemen etraflarında toplanacağını zan ediyorlardı.
Ortaya çıktılar, ama bekledikleri olmadı. Hayal kırıklığı ile üç-beş sene içinde dükkânlarını kapattılar, tabelalarını indirdiler. Bazıları şimdi çekildikleri sakin köşelerinde emekliliklerini yaşıyorlar. Bazıları ise daha önce saldırdıkları başka çatılar altında buldukları koltuklar ile idare ediyorlar. Muhtemelen amaçları da sadece buydu.
Neden böyle oldu?

Büyük başarıların Partisi
Birinci olarak gerçekten de “milletin varlığı ve vatanın bütünlüğü” tehdit altındadır. Ama bu tehdidi 1990’ların ortalarından itibaren tespit edip mücadele bir Parti vardır bu memlekette! O günden bu yana son derece önemli mücadeleler verilmiş, önemli başarılar kazanılmıştır.
AKP’nin BOP eşbaşkanlığı iktidarına, Türk Ordusu ve Türkiye’nin yurtsever devrimci birikimini hedef alan Ergenekon ve Balyoz tertiplerine, ABD’nin Türkiye’deki Gladyo yapılanması FETÖ terör örgütüne, PKK’ya Güneydoğu’yu altın tepsi içinde sunan “Kürt Açılımı” politikasına, AKP iktidarının bütün komşularımıza yönelik düşmanlık politikasına ve son olarak Irak’ın kuzeyinde kurulmak istenen 2. İsrail girişimine karşı kim mücadele etti?
Vatan Partisi bütün bu mücadeleler içinde önemli başarılar elde etti.
Ermeni Soykırımı yalanına karşı Avrupa’da Devletin yapamadığını yaptı. AİHM’de elde edilen zafer ile Türkiye’nin sırtından 40 yıllık bir yükü kaldırdı.
Ergenekon ve Balyoz tertiplerini çökerterek Türk Ordusu’nu esaretten kurtardı, ABD’nin oyunlarını bozdu.
AKP’nin komşularımızla bozduğu bütün ilişkileri onardı. Türkiye – Rusya, Türkiye – İran ilişkilerinin bugünkü düzeye gelmesinde tayin edici bir rol oynadı.
15 Temmuz gecesi tarihi bir duruş sergileyerek, FETÖ’cü darbe girişiminin ezilmesinde tayin edici bir rol oynadı. Gladyo’nun tasfiye edilmesini sağladı.
“Kürt Açılımı”nın sona erdirilmesi ve PKK’nın üzerine gidilmesini sağlamak da Vatan Partisi’nin başarısıdır.
AKP iktidarının milleti bölen, kutuplaştıran, ülkemizi Ortaçağ karanlığına sürmeye hizmet eden politikalarına karşı da her adımda karşı çıkan ve mücadele eden Vatan Partisi’dir.
Bu listeyi uzatabiliriz.

50 yıllık mücadelenin birikimi, mevzisi
Bütün bu mücadelelerin sonunda Vatan Partisi bugün;
Her şeyden önce, Türkiye’nin sorunlarının çözümünü mümkün kılan son derece olgun bir programa sahiptir.
Vatan Partisi, genel programının ötesinde akla gelebilecek hemen her alanda iktidara geldiği zaman neler yapılmasını gerektiğini öngören ayrıntılı çözümler oluşturmuştur. Vatan Partisi hemen yarın iktidarı alabilir ve ülkenin bütün çözüm bekleyen sorunlarını kısa süre içinde hal yoluna koyabilir.
Türkiye’nin 81 ilinde örgütlüdür ve mücadele vermektedir.
Yarım yüzyıllık Bağımsızlık ve Cumhuriyet Devrimini tamamlama mücadelesinin ateşi içinde denenmiş ve sınanmış 10 bine yakın kadrosu vardır.
Kritik dönemeçlerde ve halkın mücadelesinin yükseldiği dönemlerde milyonları ayağa kaldırabilen, fırtına halindeki kitle mücadelelerine önderlik edebilme yeteneğine sahip biricik Parti’dir.
Vatan Partisi, komşularımız başta olmak üzere gelişmekte olan bütün dünya ile ilişkilere sahiptir. Dünyanın her tarafında bilinen, tanınan itibarlı bir Parti’dir.
Vatan Partisi, basın yayın alanında, kültür sanat cephesinde çok önemli mücadele araçları yaratmıştır. Emek örgütleri ve Demokratik kitle örgütleri ile de çok iyi ilişkiler geliştirmiştir.
Türkiye’nin umudu ve gözbebeği olan bir gençliği vardır. Vatan Partisi gençliği örgütleme başarısını gösteren Türkiye’deki tek Parti’dir.

Vatana, Halka ve Devrim Davasına Bağlılık
Bütün bu gerçeklere rağmen son 18 yıl içinde defalarca tanık olduğumuz ve son olarak kendilerine “Sine-i Millet Platformu” adını veren dostlarımız neden Vatan Partisi saflarındaki yerlerini almamaktadırlar ve sonucu bugünden belli olan beyhude çabalar içine girmektedirler?
Çünkü Vatan Partisi, mevcut Mafya-Gladyo-Tarikat sisteminin biricik alternatifi olarak aynı zamanda büyük saldırıların hedefidir.
Vatan Partisi aleyhine akıl almaz bir Psikolojik Savaş kampanyası, sürekli olarak gündemdedir.
Vatan Partisi saflarında yer almak demek bu saldırıların da hedefi olmak demektir. Mücadele bütün bu saldırılar göğüslenerek yürütülmektedir.
Vatan Partisi’nin yarattığı mücadele mevzisi dışında kendilerine kolay bir başarı yolu yaratabileceklerini düşünenler en büyük yanılgı içindedirler.
Ve elbette doğru karar verebilmek, doğru yerde durabilmek; Vatanın bağımsızlığı, Halkın iktidarı ve Cumhuriyetin aydınlığı davasının sıra neferi olmayı gerçekten içselleştirmeye bağlıdır.
Kendinizi vatanınızdan ve milletinizden daha çok sevmeyeceksiniz.
Ancak o zaman bu uğurda bugüne kadar verilen mücadelenin değerini anlayabilirsiniz.


Mehmet Bedri Gültekin
ulusal.com.tr

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kazim - 6 ay önce
Vatan Partisi de kendine bir soru sormalidir, Partinin tüm olanaklatrini gazete, Tv, dergi vs kullanan bu insanlar partiye neden gelmiyor? Neden disardan bir arayisa giriyor? Bu sadece yürütülen piskolojik savas sebebiylemidir?