Ali Haydar Fırat’tan CHP değerlendirmesi: "Yeni dönem, yeni düzen, yeni CHP"
Ali Haydar Fırat, partisinin kurucu değerlerinden koparılarak liberal bir çizgiye çekilme çabasına karşı içeride bir direnç oluştuğunu bildiren kapsamlı bir değerlendirme yazısı kaleme aldı.
Ali Haydar Fırat, kaleme aldığı yazısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) siyasi pozisyonunu, parti içi tartışmaları ve Türkiye'nin güncel siyasi çelişkilerini ele aldı.
Fırat, sosyal medya hesabından paylaştığı yazısında şu ifadeleri kullandı:
''Yeni Dönem, Yeni Düzen, Yeni CHP…
Ülkenin Yurtseverleri Birleşecek…
CHP Türkiye devrim pratiğinin en asli aktörü ve taşıyıcı kolonudur. Bu temel karakteristiğe ters düşen, ülkenin siyasi helezonu içinde partiyi tutan aksları devre dışı bırakan politik hatta karşı oluşan reaksiyon yeni bir durum ortaya çıkarmıştır. Partinin kendi kimliğinden, kurucu değerlerinden, temel çelişki olarak gördüğü emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinden kopartılarak liberal bir hatta çekip silikleştirme çabasına karşı bir direnç oluşmuştur. Meselenin objektif boyutu budur. Sübjektif boyutu ise; yargı, seçim ve adaylık meselesidir ki bu hemen her dönem tartışma konusu olagelmiştir. Dolayısıyla mesele salt hukuki zorunluluk (Mutlak Butlan) kapsamında ele alınmamalıdır. Ortaya çıkan bu yeni durumu aşmak yeni bir siyasal anlayış ve sağlam bir özeleştiri ile mümkündür. Genel Başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkezin önünde yaptığı özeleştiri konuşması aktüel düzeyde bir gerçekliğe sahiptir, tarihseldir ve altı politik ve pratik olarak doldurulacaktır. Bu çerçevede şunları dile getirmek mümkündür; 76 yıllık çok partili siyasi hayatımızda partimize hakim olan siyasi yön; negatif siyaset, negatif pozisyon almadır. Bunu aşmak zorundayız. Türkiye muhafazakarların taleplerini “Cumhuriyet ve laiklik elden gidiyor” biçiminde okumak, Kürt halkının temel haklarını “ülke bölünüyor” gibi ağır bir politik çerçevede ele almak, Alevilerin inançlarını özgürce yaşama istemini mezhepçilik olarak nitelemek çok ciddi bir tahribat yaratmış ve sorunların derinleşmesine neden olmuştur. Artık bu ezberlerle hareket etmek mümkün değildir ve mutlaka bu anksiyetik durum geride bırakılmalıdır. CHP artık reaksiyoner siyaseti terk etmek durumundadır, edecektir. Çünkü Cumhuriyet en temelde kimlik siyaseti yerine yurttaşlık ilkesi buna imkan veriyor. CHP için asıl mesele bu büyük sosyal ve siyasal bileşimi ortaya çıkarmaktır. Siyasal pragmatizm ve popülizme parantezinde, kişi karşıtlığı (Erdoğan) ve kişi kurtarıcılığına (İmamoğlu) indirgenen siyasetin sistem/düzen dışı bir tartışma alanına çekilmesi solun ve cumhuriyetçi eleştirinin körelmesine sebebiyet vermiştir. CHP 1980’den sonra sağ hegemonyanın içinde giderek karşıtına dönmesi “doğru gelişmenin objektif şartlarını” sağlıklı biçimde analiz etmeden; kitle siyasetini ve taraf olduğu sınıfa ilişkin temel çelişkiyi unutarak salt kültüralist ve kimliksel talepleri esas alarak Cumhuriyetin temel değerlerini yok sayarak siyasal ve toplumsal alanı parçalamak uzun vadede kitleleri siyasal aksiyondan uzaklaştırmıştır. Sınıf eksenli siyaset geniş kesimleri/kitleleri birleştirir. Kimlik siyaseti ise bu geniş kesimleri ve kitleleri parçalar. Bugün yaşadığınız derin siyasal krizin nedeni de bu parçalanmadır. Asıl soru şudur; bugünün temel çelişkisi nedir? Emperyalizmin ve sermayenin saldırılarına karşı ülkeyi ve insanı korumaktır. Devletlerin korumacı bir reaksiyona girmesinin nedeni uluslararası sermayenin sınırları ve toplumu parçalamasıdır. Buna karşı yurtsever sol bir siyaset yeni dönemin temel sorumluluğudur. Bugün tarih Cumhuriyet Halk Partisine ülkeyi ve toplumu bir arada tutma sorumluluğu yüklemiştir. Ülkemizde devlet toplum ilişkisinin aldığı yeni boyutu, uluslararası sistemin çözülüşü ve bunun devlet yapılanmasına yarattığı etkiyi ve bu çerçevede siyasetin dönüşümünü çözümlemeden yaşadığımız bütün tarihsel ve toplumsal sorunların günahını sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklemek ancak bireysel bir kaçış olabilir. Yeni bir gerçeklik var ve şimdi bu gerçekliği hep birlikte anlamak ve yorumlamak durumundayız. Bu durumu da batının kavram setleriyle açıklamak mümkün değildir. Ancak bunun da ötesinde CHP arınmak zorundadır. Yeni bir siyaset ancak CHP’nin arınmasıyla başlayacaktır. CHP arındığında Türkiye arınacak ve yeni bir düzen ortaya çıkacaktır. Bildiğimiz kirli bir düzenin son zamanlarını yaşıyoruz. Her şey yeniden başlıyor… Yeni Bir Dünya Kuruluyor CHP ve Türkiye Orada Yerini Alacaktır…''
İçişleri Bakanlığı harekete geçti! Sokak köpekleri nedeniyle belediye başkanları hakkında soruşturmaGündem
30 Haziran 2026 akaryakıt fiyatları: Benzin, motorin ve LPG ne kadar oldu?Ekonomi