banner1199

banner1202

banner1197

banner1203

25.05.2015, 12:40

Türkiye'nin yakın tarihini yordamak - 4

 2014 – 7 Haziran 2015; İtilaf koalisyonu evresi

Bu evreyi, ayakkabı kutularında milyon dolarların, bakan çocuklarının evlerinde kasalar ve para sayma makinalarının çıktığı, “paraları sıfırla” tapelerinin yayınlandığı, kol saatlerinde zamanın durduğu günlerden başlatmak lazımdı.
İtilaf koalisyonu evresini yazmaya, 17-25 Aralık olaylarını deşifre ederek başlamak lazımdı.
17- 25 Aralık 2013 tarihi, “yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan çıktı?” misali, kısır döngülü günlerin deşifre edildiği bir tarihtir. Müzmin kumpasçı yargı mensubu ve polislerce, AKP’nin bazı yöneticilerine operasyon düzenlettirildiği tarihidir.
Bu tarih, AKP yöneticilerinin, 17/25 Aralık operasyonunu planlayan ve yapanların mah cemallerinin gün yüzüne çıktığı, uluslararası bir operasyonun ifşa olduğu tarihtir.
Bu tarih, aynı zamanda itilaf koalisyonu evresinin başlangıç tarihidir.
*****
Askerlerimize yönelik operasyonların büyük bir uluslararası şebekenin işi olduğunu anlamayan, anlamak istemeyen ve hatta destek veren, eski genelkurmay başkanının dahi tutuklanmasına göz yuman AKP yöneticilerinin, uyandığı tarih olan 7 Şubat 2012 tarihi uluslararası kumpasçıların MİT müsteşarını tutuklamaya yönelik operasyon düzenledikleri tarihtir.
ABD’nin FETÖ’yü kullanarak MİT Müsteşarına yönelik düzenlediği operasyonun nihayetinde kendisine dayanacağını gören AKP’nin uyanma tarihidir.
Mit Müsteşarını tutuklama operasyonu AKP’nin dengesini bozmuş ve şüpheciliğini artırmış ve iyice hırçınlaştırmıştır. AKP iktidarların uygulamaları ile vicdanları yaralamış ve negatif birikime sevk edilmiş olan insanlar yani halk, basit bir nedenden dolayı, bilinçli bir galeyana gelerek Taksim Gezi Parkında ağaçları bahane ederek sivil itaatsizlik eylemlerine başlamıştır.
MİT Müsteşarı operasyonu nedeniyle şüpheciliği artan AKP yöneticileri, bir anda başlayan Gezi olaylarını dış güçlerin işi olarak algılamış ve var gücüleri ile halkın masum hareketlerini polisiye tedbirlerle kırmaya çalışmıştır. Ölümler olmuştur. Toplum içinde kutuplaşma, nefret armış, ABD aleyhtarlığı iyice yükselmiştir.
ABD ve AKP arasında Türkiye’yi yönetme mücadelesi sürerken, Gezi olaylarını hiç anlamayan MHP ile, hızla gelişen olayları millici yorumlayamayan YENİ CHP yönetici kadroları, Atatürkçü ve millici tabanının eylemler dışında Gezi Olaylarında halkın yanında aktif olarak yer almamış , alıyor gibi davranmıştır. MHP ve YENİ CHP Gezi olaylarında halkı yalnız bırakmışlardır.
ATATÜRKÇÜ, MİLLİCİ ve TAM BAĞIMSIZLIK YANLISI bir duruş sergileyen TAKSİM GEZİ OLAYLARI ile paniğe kapılan ABD, Türkiye üzerindeki BOP planının bozulacağı düşünmüş, BOP ekseninde, AKP’den umudunu tamamen kesmiş olarak, Türkiye’deki tüm istihbari ve operasyonel işlerinde kullandığı diğer olanakları ile birlikte FETÖ’nü deşifre etme ve kaybetme pahasına da olsa, Türk Devletini Humeyni vari bir operasyon ile ele geçirmeye ve kontrol etmeye karar vermiştir. 17- 25 Aralık 2013 tarihinde AKP hükümetine yönelik tüm argümanları kullanarak AKP’yi yani Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidardan uzaklaştırmak üzere harekete geçmiş yolsuzluk ve rüşvet kasetlerini ve tapelerini piyasaya sürmüştür.
Deliler sabit olsa da, yapılan operasyonların, adaleti gerçekleştirmek ve rüşvet yiyenleri ortay çıkarmaktan öte bir amaca hizmet ettiği aşikardır. Bu işin sonunda piyasaya sürülmek üzere hazırlanan parti ise YENİ CHP’dir.
*****
Görünüşte AKP karşıtı gibi davranan YENİ CHP, şimdi AKP ile esasında aynı amaca hizmet etmek için mücadele vermekte, Atatürksüz ve Türk Milletsiz Türkiye için var güçleri ile çalışmaktadırlar.
Bir zamanlar AKP yardımlarını alanlara göbeğini kaşıyan adam diyenler, şimdilerde bir benzerini ,CÜZDANINI KAŞIYAN ADAM’ı oluşturarak oy kapma peşinde seçim çalışmalarını yürütmektedirler.
Çeşit çeşit operasyonla deşifre olan, terör örgütü olmaktan mahkemeye verilen FETÖ ise, şimdilerde geleceğini garantileme adına HDP, MHP ve YENİ CHP’de yer tutmaya çalışmaktadır.
AKP, ABD’nin BOP planına benzer bir ideal yaratarak, Türk Devletini başkanlıkla yönetilen İslamik bir KÜÇÜK OSMANLI devletine dönüştürme kararına varmışa benzemektedir.
Türk siyasetinin ve Türkiye’nin geleceğine karar veren AKP ve ABD’nin planlarının önündeki tek engel mevcut anayasamızın değiştirilemez maddeleridir. ABD ve AKP’nin büyük bir mutabakatla anayasayı ortadan kaldırma planı, AKP-HDP/PKK Açılım Anlaşması çerçevesinde 7 Haziran 2015 genel seçimleri ile hayata geçirilecektir.
Seçim sonuçları nasıl olura olsun, meclise kim girerse girsin HDP ve AKP’nin tamamı, YENİ CHP’nin de seçilmiş ve meclise sokulmuş bazı şahsiyetleri mevcut anayasamızın değişmez maddelerini yok etmek üzere mecliste el kaldıracak vekiller olacaktır.
İtilaf koalisyonu evresi şayet başarılı olursa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kısa vadede ismen varlığını sürdürse de, orta vadede cismen varlığına son verilmiş olacaktır.
Yaşanan süreçte en üzücü ve acı veren husus ise, bir operasyonla Atatürk’ün partisi CHP’yi ele geçirten odakların, CHP’yi YENİ CHP haline getirmesi ve Atatürk’ün CHP’sinin adını kullanarak Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş değerlerini inkara alet edilmesidir.
7 Haziran 2015 günü ABD’nin BOP planı ve İTİLAF grubunun AÇILIM ANLAŞMASI planı bozulmalıdır.
Bu oyunu bozacak yegane güç Türk Milletinin iradesidir.
Türk Milleti istikbalini ve geleceğini meclis dışı parti seçeneklerinde aramalıdır.

Ömer Yıldız
Ulusalkanal.com.tr
Yorumlar (0)