CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: CHP arınacak, kurucu değerleriyle ayağa kalkıp Türkiye’yi arındıracak

Fikir Meydanı programına konuk olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, parti içinde yaşanan kurultay tartışmalarından yargı kararlarına, yerel seçim sonuçlarının sosyolojik analizinden dış politikadaki eksen değişimlerine kadar çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi Haber Merkezi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: CHP arınacak, kurucu değerleriyle ayağa kalkıp Türkiye’yi arındıracak

Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) sular durulmuyor. Son kurultay sürecinin ardından hukuki tartışmaların ve delege iradesinin masaya yatırıldığı bu dönemde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, Ulusal Kanal Ankara Stüdyosu'nda gazeteci Adnan Türkkan’ın sorularını yanıtladı. Partinin tarihsel sorumluluğuna ve kurucu ayarlarına dönmesi gerektiğine vurgu yapan Şimşek, mevcut yönetimin eksikliklerini ve Türkiye'nin acil çözüm bekleyen yapısal krizlerini entelektüel bir perspektifle değerlendirdi.

KURULTAY SÜRECİ VE HUKUKİ MUTLAK BUTLAN TARTIŞMALARI

Değerli Ulusal Kanal izleyicileri, Fikir Meydanı programında bu hafta çok özel bir konuğumuz var. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Berhan Şimşek stüdyomuzda. Berhan Bey, hoş geldiniz. Yaklaşık bir ayı aşkın bir süredir parti içinde çok hareketli bir süreç yaşanıyor. Mahkemenin kurultay kararlarına yönelik müdahaleleri ve delege tartışmaları var. Bu bir aylık kaotik süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: Hoş bulduk Adnan Bey, tüm izleyicilerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu süreç sadece benim açımdan değil, tüm CHP örgütü ve kamuoyunun gözü önünde cereyan etti. Kuşkusuz ciddi sıkıntılar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Sürecin çok daha sağduyulu ve aklıselimle yönetilmesi gerekirdi. Bugün Türkiye'de yargının siyasallaştığını inkâr edemeyiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi veya Anayasa Mahkemesi kararlarını dahi uygulamayan bir Yargıtay gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ancak bu hukuki karara gelinmeden önceki süreci kamuoyuyla doğru paylaşmak mecburiyetindeyiz.

Bizim meselemiz, "Bir hukuki boşluk doğsun da biz partiye dönelim" anlayışı değildir. Eğer niyetimiz sadece kurultayı iptal ettirmek olsaydı, 4-5 Kasım kurultayındaki yönetsel sakatlıkları o gün sabah Çankaya İlçe Seçim Kurulu'na ve Yüksek Seçim Kurulu'na fiziki delilleriyle sunar, o kurultayı zaten iptal ettirirdik. Kongreler yönetmeliğine göre divan başkanı salonu terk edemezken, o günkü divan başkanı İstanbul'da koşuya gitti. İkinci tura geçilirken mevzuat gereği verilmesi gereken üç saatlik ara verilmedi; üstelik Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ciddi bir dezenformasyon yürütüldü. Biz buna rağmen iki gün sonra Özgür Özel Bey'i çağırıp makamı ve partinin kozmik bilgilerini baş başa teslim ettik.

Peki muhalif kanat, elindeki delege imzalarıyla kurultayın derhal toplanmasını talep ediyor. Hukuki olarak bu delegelerle yeniden kurultaya gitmek mümkün mü?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: Eski delegelerle kurultay yapmanız hukuken de fiilen de mümkün değildir. Çünkü mahkeme, iradenin sakatlandığı gerekçesiyle kurultayı iptal etmiştir. Gerekçeli kararda mevki, makam ve rüşvet iddiaları açıkça yer almaktadır. Şimdi ortada böyle bir şaibe varken, aynı delegelerle kurultay yapmaya kalkarsanız, yargıdan yine bir "mutlak butlan" kararı çıkar. 38. Kurultay kadük olmuş ve parti hukuken 4 Kasım sabahına dönmüştür. Şu an dava Yargıtay aşamasındadır. Bu süreç tamamlanmadan mahalle, ilçe veya il kongresi yapamazsınız. Mücbir bir sebep söz konusudur; dolayısıyla partinin seçime girme hakkını kaybedeceği iddiaları da hukuki dayanaktan yoksundur. Ayrıca Yargıtay'daki davanın tarafı CHP ya da Sayın Kılıçdaroğlu değildir; davayı açan beş delege arkadaşımızdır. Onlar davayı çekmediği müddetçe genel merkezin iradesiyle bu süreç durdurulamaz.

BELEDİYELERDEKİ OPERASYONLAR VE TEMİZ SİYASET ARAYIŞI

Süreç içerisinde en çok tartışılan konulardan biri de yerel yönetimler üzerinde kurulan baskılar ve bazı belediye başkanlarının AK Parti'ye geçişi oldu. 13 yıllık Kılıçdaroğlu döneminde belediyelere yönelik operasyon sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, son iki buçuk yılda bu sayının 33'e ulaştığını belirttiniz. Bu durumu nasıl okumak gerekiyor?

CHP Genel Yardımcısı Berhan Şimşek: Evet, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 yıllık genel başkanlığı döneminde belediyelerimize sadece 4 operasyon yapıldı; Yılmaz Büyükerşen, Aziz Kocaoğlu, Beşiktaş ve Ataşehir belediyeleri yargılandı ve aklandı. Son iki buçuk yılda ise 33 operasyon gerçekleşti. Dahası, 17 belediye başkanı ve çok sayıda milletvekili AK Parti'ye geçti. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak köklü bir geleneğimiz vardı. Rahmetli Deniz Baykal döneminde de belediye başkanları seçildikten sonra kampa alınır; İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Sayıştay denetçileri ve mali müşavirler tarafından Kamu İhale Kanunu, şeffaflık ve bütçe yönetimi üzerine ciddi bir eğitimden geçirilirlerdi. Esnaflıktan, doktorluktan gelen arkadaşlarımızın belediye mevzuatına hakim olması sağlanırdı. Mevcut yönetim bu kurumsal eğitimi rafa kaldırdı.

Bugün AK Parti’ye geçen belediye başkanları için "Ya Silivri ya AK Parti" deniyor. Eğer bu arkadaşlar akçeli işlere bulaştıkları için korkup geçiyorlarsa, onları yapay zekayla belirleyip aday yapan sizsiniz. Eğer kendi rızalarıyla geçiyorlarsa, partide bir gelecek görmedikleri içindir; bunun sorumlusu da yine sizsiniz. Yargılanan tüm arkadaşlarımızın masumiyet karinesi esastır. Ancak bizim talebimiz nettir: Dava dosyalarında adı geçen, üzerinde şaibe bulunan kim varsa, yargılama süreci bitene kadar istifa edip partinin üzerindeki bu yükü almalıdır. Kamu vicdanında aklanırlarsa başımızın üstünde yerleri vardır. Bunun geçmişte Celal Doğan ve Özdemir Özok gibi çok onurlu örnekleri mevcuttur.

31 MART YEREL SEÇİM BAŞARISININ SOSYOLOJİK GERÇEĞİ

Özgür Özel yönetim, 31 Mart yerel seçimlerinde elde edilen birinci parti konumunu tamamen "değişim" rüzgarına ve kendi başarılarına bağlıyor. 3-4 ay gibi kısa bir sürede sihirli bir değnek mi dokundu, yoksa bu başarının arkasında daha derin bir tarihsel arka plan mı var?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: 3-4 ayda böyle bir başarının sıfırdan inşa edilmesi sosyolojik olarak mümkün değildir. Gerçekleri kurguyla yönetmeye çalışıyorlar. Kemal Bey, bu ülkede milliyetçi mukaddesatçı taban ile Kürt seçmeni, yani 86 milyonu aynı masada buluşturmayı başardı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu da, Musa Anter’in oğlu da babalarının adalet dosyalarını devlete ya da diğer liderlere değil, Kemal Bey’e emanet ettiler. Katledilen Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, "Çocuklarımın dedesi Kemal Kılıçdaroğlu'dur" dedi. Bu toplumsal uzlaşı olmasaydı, CHP logoları tek başına bu oyu alamazdı.

Matematik yalan söylemez. 2019 yılında ittifak simülasyonlarıyla CHP'nin taban oyu zaten %35 bandındaydı. 2024 Mart seçimlerinde %37 oy alınırken, ekonomik kriz, enflasyon ve derin yoksulluk nedeniyle 6 milyona yakın AK Partili seçmen sandığa gitmedi. Emekli ve asgari ücretli iktidara bir tepki verdi. Bugün ülke bu haldeyken yapılan anketlerde CHP hala otuz bandında patinaj yapıyor, AK Parti ile kafa kafaya çıkıyorsa burada bir yönetim zafiyeti var demektir. Seçmen yüksek sesle bağırmaya değil, güvenebileceği bir limana bakar. Siz bu güveni halka geçiremediğiniz için başarıyı kalıcı kılamıyorsunuz.

BÖLÜNME TEHLİKESİ VE DIŞ POLİTİKADAKİ EKSEN KAYMASI

Son olarak dış politikaya değinmek istiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu son açıklamalarında, önceki yönetimin Doğu Akdeniz ve Libya gibi milli meselelerde sessiz kalıp İngiltere ve Amerika gibi Batı merkezlerinden medet ummasını sert bir dille eleştirdi. CHP'nin dış politika çizgisi kurucu ayarlarına, yani anti-emperyalist eksene geri mi dönüyor?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: Kesinlikle dönmelidir ve dönecektir. Popülist dış politika yaklaşımlarıyla, 5 Ekim’de bu topraklardan kovduğumuz İngilizlerden ya da Batı’dan medet ummak akıl kârı değildir. Türkiye, coğrafi olarak Britanya’ya da Moskova’ya da Afrika’ya da eşit uzaklıkta olan merkez bir devlettir. Körfez’deki dengeler değişmektedir; Suudi Arabistan, Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri artık ABD’nin bodyguard’lığı altında yaşanamayacağını anlamıştır. Küresel düzende ekonomik ve stratejik bir eksen kayması yaşanmaktadır.

Biz devlet kurmuş bir partiyiz. Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi’nde manda ve himayeyi reddeden o bağımsızlık iradesi bizim rehberimizdir. İktidarın Libya ile yaptığı Doğu Akdeniz münhasır ekonomik bölge anlaşması milli bir kazanımdır ve kıymetlidir. Yarın Ukrayna-Rusya krizi nedeniyle enerjide sıkışan yaşlı Avrupa, bu doğalgazın Türkiye üzerinden taşınmasını isteyecektir. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Bülent Ecevit’in temellerini attığı yerli savunma sanayimizin bugün geldiği noktadan gurur duyuyoruz. Dış politika bir güçler dengesi teorisidir. Türkiye artık uluslararası arenada ricacı değil, alan ve yön veren tarafta olmak zorundadır. Bizim anlayışımız nettir: Önce CHP arınacak, sonra kurucu değerleriyle ayağa kalkıp Türkiye’yi arındıracaktır. Parti içindeki arkadaşlarıma da sesleniyorum; telaş aklı azaltır, acele etmeyin. Çekip giderek bir "bölen" olmayın; gelin baba ocağında, Atatürk'ün ocağında hep birlikte mücadele edelim.

Adnan Türkkan: Berhan Bey, bu ufuk açıcı değerlendirmeleriniz ve katılımınız için çok teşekkür ederim.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek: Ben teşekkür eder, tüm Ulusal Kanal izleyicilerine iyi yayınlar dilerim.

ulusal kanal Berhan Şimşek adnan türkkan Fikir Meydanı