Ragıp Ferda AYDINALP

Ragıp Ferda AYDINALP

Cephe

Nasıl Bir Devlet Adamı, Nasıl Bir Lider?

Sözde “Evrensel bir köy”e dönen günümüz dünyasının sosyo-ekonomik ve ahlaki sorunları aşikâr. ‘Serbest Piyasa Ekonomisi’ putunun emperyalizme olan hizmeti ‘diğerleri’ni modern kölelere dönüştürmeyi ‘başarmış’ görünüyor. Köşemizde sosyo-ekonomik ve ahlaki kalkınmaya yönelik fikirlerimizi ara ara paylaşıyoruz. Bugün üzerinde duracağımız konu ise ‘Devlet Adamlığı ve Liderlik’. Çağdaş dünyada gerçek anlamıyla devlet adamı ve lider yok denecek kadar az sayıda. Konuyu tarihin diyalektiğinden ve tarihe adını yazdırmış liderler penceresinden baktığımızda önermemizin gerekçeleri çok daha net anlaşılacaktır. Dünyada evrensel nitelikli devlet adamı ve liderlerin az oluşu da kuşkusuz emperyalizme hizmet ediyor …

‘Evrensel anlamıyla lider/devlet adamının özelliklerini ortaya koyalım.

Her şeyden önce evrensel lider heyecan adamı değil; mantık adamıdır. Manevi, milli, aktüel heyecanlarına rağmen o aklını kullanmayı merkeze alır. Bu lider, üst düzeyde analiz ve sentez yeteneğine sahiptir; öngörülüdür. Keskin bakış açısıyla sadece görüneni değil, ötesini de anlar… Dinamik mantık sistemiyle sorunları kısa sürede çözer ve milletinin lehine taktik ve stratejik politikalar oluşturur.

Yazının Devamı

Filenin Sultanlarının ‘Püsküllü Belası’

Bayan Milli Voleybol takımımızın Avrupa şampiyonluğu ülke ve dünya gündeminde. Filenin Sultanlarının başarısı geniş halk kitleleri arasında Cumhuriyetin ve Türk Kadının zafer ve onuru olarak kabul görürken bazı çevrelerde eleştiri konusu. Cumhuriyetin Başarılı Kadınları ile ‘İslam’a aykırı Kadınlar anlayışı’ karşı karşıya… Gündemdeki karşılaştırmaya bir de ‘Fesin püskülü’ düştü ki sormayın…

Galibiyet sonrasında şampiyon takımın oyuncularından birinin ‘fes ile smaç karikatürü’ tartışmaları alevlendirdi. ‘Hükümet taraftarı olduğunu iddia bazı gazeteciler’ de fesin bu şekilde karikatüre edilmesini şiddetli bir şekilde eleştirme yarışında; ne yazık ki böyle bir atmosferde Bayan Milli Voleybol takımının Avrupa şampiyonluğunun ülkede yarattığı sevince gölge düşüyor... Bu hafta, çok izlenen tartışma programlarında açık açık fesin devlet sembolü olduğunu iddia eden bir grup gazetecinin önermelerini analiz edeceğiz: Fes gerçekten devletimizin sembolü mü?

Tarihe bir göz atalım…

Yazının Devamı

'İyi/Kötü', Emperyalizm ve Cumhuriyet

‘İyi, Kötü’ kavramları günümüz modern dünyasında tarihi, felsefi/geleneksel/kültürel manasından uzaklaştırılıp ortak kabuller dışında genel manada sübjektif olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama ve kabul şekli de özellikle Atlantik coğrafyası dışındaki ülkelerin milli refah ve huzur rotasından uzaklaştırılmalarına yol açmaktadır. Bu hafta ‘İyi ve Kötü’yü ‘Emperyalist ve Cumhuriyet’ kültürleri ölçeğinde değerlendirirken Cumhuriyetimizin 100.yıl dönümünü kutlamakta olduğumuz bugünlerde Cumhuriyet ve değerlerine verilecek önemin altını çizeceğiz.

Diğer canlılar gibi insan da kendisini koruma, neslini iademe ettirme yolunda çabalayarak türünün realitesi doğrultusunda yol alır. Bu ilerleyişin diğer canlıların yol alışından farkı yoktur. Ne var ki, insana has başka bir özellik vardır ki; O’nu diğerlerinden ayırır, O’nu Eşref-i Mahlukat sınıfına taşır. Bu özellik insanın maneviyat/ahlak ve zekada yükselebilme kabiliyetlerinin bileşkesidir. Doğada sadece insan manevi/ahlaki yön ve zekada kendisini yükseltmeye çalışır. İşte bu çaba insan ve toplum için ‘İyi ve Kötü’yü belirler.  Bir başka deyişle kendisini koruyan, neslini devam ettiren insanın iyi ya da kötü oluşu manevi/ahlaki ve zekâ açısından kendisini geliştirip geliştirmemesine bağlıdır. Bu yönde kendini geliştiren insan iyi, bu yönünü ihmal eden insan ise kötüdür…

Kötü, hayatı kendini korumaya ve neslini idame ettirmeye indirger sadece; kamu yararından, erdemlerden, ailevi/insani/milli duyarlılıktan, üretim/kültür/sanat/doğa ve spordan uzak yaşarken, şahsi konfor putunun emrindedir, maddi çıkarları için erdemleri reddeder, maddi rahata ulaşma yolunda onun için her yol mubahtır; hareketsizdir, uyuşuktur, gayreti, fedakarlığı sevmez…

Yazının Devamı

AKP’nin Mehmet Şimşek ile İmtihanı…

Seçimleri geride bıraktık. AKP, sandıktan zaferle çıktı. Normal şartlarda beş yıl daha görevde.

Yaptığı ittifakla Meclis’te çoğunluğu da alan AKP galip ama onu ikinci bir imtihan bekliyor, malum imtihanı kaleme yatırmadan önce seçimden sonra olanlara/yaşananlara bakalım.

‘Neoliberal çözüm odaklı Mehmet Şimşek’in ekonominin başına getirilmesi, Erdoğan’ın ifadesiyle ‘Mehmet Şimşek’e razı olunması’, doğuda genişlemeye çalışan NATO’nun malum  zirvesi,  önce reddi üzerinde durulan daha sonra yeşil ışık yakılan, Birleşmiş Milletler toplantısında ise Meclis’in iradesine bırakıldığı tekrarlanan  İsveç’in NATO üyeliği, seçim öncesinde ABD tarafından devrilmesi gereken bir diktatör olarak dünya gündemine alınan Erdoğan’ın bazı gelişmelerden sonra Atlantik tarafından övgülere mazhar olması, liberaller ve FETÖ’cüler tarafından bu yolda sevinç nidaları atılması, muhalefetin iç kargaşası ve ülke sorunları atmosferinde başını kuma gömmesi, yüksek oranlı zamlar, emeklinin mağduriyeti, Kılıçdaroğlu’nun yurt dışından 300 Milyar para bulacağını alaylı  dille eleştiren Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu gibi aynı kaynaklardan medet umar hale gelmesi, ekonomik dengesizliğin faturasının dar gelirli yurttaşa vergiler ve zamlar kanalıyla yükleme çabaları, üretim ekonomisi eylemlerinden bihaber oluş…’; evet, sütunumuza aldığımız bu başlıklar şartlarımızın fotoğrafını çekmemiz, AKP’yi bekleyen imtihanı sağlıklı bir şekilde anlamamız ve değerlendirmemiz için için önemli tespitlerdir.

Yazının Devamı

Şekerin tadı kaçtı

Şekerin tadı kaçtı…

Seçimi geride bıraktık, kozlar paylaşıldı, muhalefet cephesindeki ittifak dağıldı, normal şartlar altında Cumhur İttifakı beş yıl daha iktidarda.

Ve beklenilen oldu; ‘Ekonomik Kriz…’

Yazının Devamı
  • 1
  • 2