Ankara'da kan donduran cinayet! Öz kardeşine ormanda kurşun yağdırdı
Ankara'nın Çankaya ilçesinde 41 yaşındaki Gülay Akgün Mutlu, iddiaya göre ticari husumet yaşadığı erkek kardeşi tarafından kırsal alanda silahla vurularak öldürüldü.
Çankaya ilçesine bağlı İmrahor Deresi bölgesinde 29 Temmuz tarihinde meydana gelen olayda, iki kardeş arasındaki husumet ölümle sonuçlandı. İddialara göre, birlikte yürüttükleri işlerden kaynaklı alacak-verecek meselesi bulunan K.A., izini sürdüğü ablası Gülay Akgün Mutlu'ya silahla ateş açtı.
Olaydan bir gün sonra kırsal alanda cesedi bulunan Mutlu'nun cenazesi, Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilerek 30 Temmuz'da Mamak Ortaköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Gülay Akgün Mutlu'nun cansız bedenine ulaşılmasının hemen ardından emniyet güçleri faillerin yakalanması için harekete geçti. Cinayeti işlediği öne sürülen firari K.A.'nın yakalanmasına yönelik geniş çaplı arama çalışmaları devam ediyor. Soruşturma kapsamında zanlıya yardım ettiği tespit edilen K.Y. ise polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Hayatını kaybeden Gülay Akgün Mutlu'nun kendisine ait bir hayvan koruma derneği kurduğu ve devretmeye çalıştığı bir köpek barınağı bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Mutlu'nun geçmişte eşine verdiği vekalet nedeniyle hukuki sorunlar yaşadığı ortaya çıktı. Eşinin faturalarda kanuna aykırı düzenlemeler yapması sonucu yargılanan Mutlu, hapis cezasına çarptırıldı ve yaklaşık 5 ay cezaevinde yattıktan sonra tahliye edildi. Hakkında kesinleşmiş 3 yıl 6 ay daha hapis cezası bulunan kadının, aile fertleriyle iletişimini kopardığı, kimseyle görüşmediği ve ölmeden önce Etimesgut'ta bir pansiyonda yaşamaya başladığı öğrenildi. Son dönemde maddi sıkıntılar çeken Mutlu, geçimini sağlamak için arkadaşlarının hayvan barınaklarında çalışıyordu.
Gülay Akgün Mutlu'nun arkadaşlarından Mesut Cantürk, olayın öncesine ve sonrasına dair detayları anlattı. Cantürk, yaşanan süreci şu sözlerle ifade etti:
"Gülay ile yıllardır komşuluk yapardık. Beraber çok çalışmıştık. En son cezaevindeydi. Tahliye olduktan sonra yine yanımıza geldi. Paraya ihtiyacı vardı. Birkaç gün yanımızda çalıştı. Daha sonra kızı bizi aradı. Annesine ulaşamadığını ve çevreyi kontrol etmemi rica etti. Civarı kontrol ettiğimizde kendisini ve aracını göremedik. Ardından bölgeye iki aracın geldiğini gördük. Daha sonra Gülay'ın aracının geçtiğini gördük ama içinde kendisi yoktu. Ben de durumu kızına bildirdim. Kızı da araçların olduğu yere gittiklerini söyledi. Ertesi gün Gülay'ın vurularak öldürüldüğünü öğrendik. Tekrar kızını aradığımda, annesini dayısının öldürdüğünü söyledi. Nedeni sorduğumda bilmediğini ifade etti. Aralarında yaptıkları ticaretten dolayı yaşanan anlaşmazlıktan dolayı cinayetin işlendiğini söyleyenler var. Gülay ile en son konuştuğumuzda neden pansiyonda kaldığını ve evine gitmediğini sordum. O da bana kızlarıyla arasında problem olduğunu söyledi. Gülay'ın eşinin düzenlediği faturalarda kanuna aykırı haller de bulunmuş. Gülay da eşine vekalet verdiği için suçlu görülmüştü ve cezaevine gönderilmişti. Yaklaşık 5 ay cezaevinde kalmıştı. 3 yıl 6 ay cezasının olduğunu söylemişti. Bazen maddi olarak zor duruma düşüyordu. Bizler de destek olmaya çalışıyorduk. Ailesiyle arası bozuk olduğu için eve gitmediğini söylemişti. Kaldığı pansiyonun da ücretini ödemekte güçlük çektiğini belirtmişti"
Mutlu'nun çalışma arkadaşlarından Serra Ustaoğlu da olayın hemen öncesinde yaşananları aktardı.
Ustaoğlu, yaşanan kayıp bildirimini ve ailenin durumunu şu şekilde anlattı:
"Gülay, ailesiyle dargınlık yaşadığını, Etimesgut'ta bir pansiyonda kaldığını söylemişti. Ehliyetini ve kimliğini kaybettiğini belirterek, yeniden çıkarmak için ihtiyacı olan parayı ise bizden istemişti. Biz de masrafları karşılamıştık. Buradaki arkadaşımız kendisine iş de vermişti. Maddi durumu kötüydü. Ağabeyi ve kardeşleriyle yaşadığı problemi anlatmamıştı. Sadece aralarının kötü olduğunu söylemişti. Olaydan önce Gülay'ın kızı, ablamı aramış. ‘Annemle dayım çok fena kavga ediyor' diyerek eşimin olaya müdahale etmesini istemiş. Eşim de arkadaşlarıyla Gülay'ı aramış. Aracını bulmuşlar ama içinde kendisi yokmuş. Olayın ardından da ölüm haberini aldık. Çocukları, annelerini dayısının öldürdüğünü söyledi. Gülay iyi bir kadındı. Kendi halindeydi, köpekleri severdi. Çocukları hala olayın şokunda ve nedenini bilmiyorlar. Eşinin fatura davaları nedeniyle de cezaevine girmişti"