Antalya'da milyonluk kredi vurgunu iddiası! 108 sanıklı davada ilk duruşma görüldü

Antalya'da S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Halkbank'ın da müşteki konumunda bulunduğu 108 sanıklı dolandırıcılık ve rüşvet davası başladı.

Simge Sarıyar Simge Sarıyar
Antalya'da milyonluk kredi vurgunu iddiası! 108 sanıklı davada ilk duruşma görüldü

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu kurumlarının ve kooperatiflerin adının karıştığı geniş çaplı dolandırıcılık dosyasının ilk duruşmasına ev sahipliği yaptı. S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği ile Türkiye Halk Bankası'nın müşteki olarak yer aldığı dosyada 108 sanık hakim karşısına çıkıyor.

DOKUZ AYRI SUÇLAMADAN İDDİANAME HAZIRLANDI

Dava kapsamında tutuklu yargılanan Aydın A., Hüseyin S., Hasibe Ç., Metin B., Hanım Y. K. ve Turgut B. hakkında savcılık tarafından ağır suçlamalar yöneltiliyor. İddianamede sanıkların eylemlerine göre; "görevi kötüye kullanma", "rüşvet verme", "1163 sayılı Kanuna aykırılık", "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan", "rüşvet alma", "kamu kurum ve kuruluşları veya tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık", "kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" ve "yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" maddelerinden cezalandırılmaları isteniyor.

MESAJLARIN YANLIŞ ANLAŞILDIĞINI SAVUNDULAR

Mahkemedeki savunmasında iddiaları kesin bir dille reddeden tutuklu sanık Hüseyin S., "Hiç kimseye rüşvet vermedim, ‘Benim işimi yapın' demedim. Hasibe ile yazışmanın içeriği yanlış anlaşılmış, kendisine kızgın olduğum için o şekilde mesaj attım. Hasibe'ye aracı ben aldım, daha sonra sattık ve parasını aldım. Suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum. 5 aydır tutukluyum. Bakıma muhtaç çocuklarım var, ticari faaliyetlerim de aksamaktadır" diyerek tahliyesini istedi.

Dosyanın bir diğer tutuklu sanığı Aydın A. ise 27 yıllık devlet memuru olduğunu hatırlattı. Aydın A. savunmasında, "2015 yılında Korkuteli Vergi Dairesi'ne atandım ve Şubat 2025'e kadar burada görev yaptım. 2015-2022 yılları arasında icra takip servisinde çalıştım. Kovid döneminde eşim kredi çekmek istedi, ben de kendisine kefil oldum. Eşim daha sonra krediyi kullanamayınca gidip krediyi kapattı. E.S.A.'nın hesabına ise arkadaşım olduğu için iki kez borç para gönderdim. Olayla hiçbir ilgim ve alakam yok, bu olaylar nedeniyle mağdurum. Dosya kapsamında E.S.A.'nın ifadeleri dışında rüşvet alıp verdiğime ilişkin herhangi bir eylem yoktur" ifadelerini kullandı.

HAKSIZ YERE GÖZALTINA ALINDIĞINI İDDİA ETTİ

Beş farklı suçtan yargılanan Hasibe Ç., kendi adına tahsis edilmiş bir kredi bulunmadığının altını çizdi. Soruşturma aşamasında eksiklikler olduğunu savunan Hasibe Ç., "Bankadan tahsil ettiğim, adıma tahsis edilmiş hiçbir kredi yoktur. Annem adına kredi vardır. Esnaf odası memura kredi veriyor mu ki hakkımda bu iddianame hazırlanmıştır? Atılı suçun dayanağı yokken hakkımda sevk maddesi hazırlandığını görüyoruz. Krediyi çeken ve ödeyen annemdir. Kefillerin bilgisine başvurulması gerekirken ben evimden gözaltına alındım, eski eşimin ifadesine başvurulmadı. Şahsımla ilgili Korkuteli Mal Müdürlüğü'ne gidilerek hakkımda yalan beyanda bulunulduğu belirtilmiş ancak ben bahsedilen müdürlüğe hiç gitmedim. Adliyede sanıklar için dosyanın kapatılması karşılığında herhangi bir maddi talepte bulunmadım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum" diye konuştu.

Hesap hareketleri üzerinden suçlamalara yanıt veren Metin B., nüfuzunun kullanıldığını iddia etti. Metin B., "2020-2021 yıllarında Kovid nedeniyle sürekli tedavi görüyordum, E.S.A. bana yardımcı oluyordu. Benim ve abimin ismini kullanarak nüfus ticareti yapmış. Evrakta sahtecilik yapmadım, hiçbir yönlendirmede bulunmadım. Bizim nüfusumuzu kullanarak insanlardan para talep edilmiş. Toplamda hesaplarına 2,5 milyon lira para geçmiş, benim hesabıma aktardığı para ise 106 bin TL'dir. Beraber hareket ediyor olsaydık benim hesabıma 2 milyon TL, onun hesabına 500 bin TL geçmesi gerekirdi. Görevi kötüye kullanma gibi bir durumum olamaz, ben oranın personeliydim. Rüşvet almadım" dedi.

Görev yaptığı birimlerin iddialarla uyuşmadığını anlatan Hanım Y.K. da taraflar arasında husumet bulunduğuna işaret etti. Hanım Y.K. savunmasında şu detaylara yer verdi: "2020-2022 yıllarında icra takip servisinde çalışıyordum. İddia edildiği gibi sicil servisinde çalışmıyordum. Sicil servisinde çalışmadığım için ne o bölüme gidip imza atabilir ne de orada işlem yapabilirim. Kredi çekenlerin hiçbiri beni tanımamaktadır. Oğlum 2020 yılında kredi kullandı. Oğlumun pazar kredisini tekrar kullanması için E.S.A. bana geldi ve 2 bin TL istedi. Daha sonra ‘Eşimden ayrılıyorum, oğlumun servis parasını ödeyeceğim' diyerek benden 6 bin 500 TL borç istedi. Sonrasında insanları kandırarak çevresindekilerden para istediğini öğrendim. Daha sonra ben hem borcumu hem de pazar yeri için verdiğim parayı istedim. Bana sadece aylar sonra bin 800 TL gönderdi. Oğlum askerdeyken kredi kullanmadım, kullandırmadım. E.S.A.'nın hesaplarına haciz koydurduk, bu nedenle aramızda husumet bulunmaktadır. Oğlum için 1 Ekim'de, askere gitmeden önce kredi kullandık. 2 Ekim'de askere gitti. Askerden geldikten sonra pazarcılık yapmayacağına karar verdiğimiz için o krediyi kapattık. 30 yıl boyunca şerefimle çalıştım, hakkımda herhangi bir soruşturma açılmadı ve emekliye ayrıldım"

YÜZDE 10 RÜŞVET İDDİASINA BANKA HESAPLI YANIT

Kooperatifin kefalet süreçleriyle ilgili suçlanan 43 yıllık esnaf Turgut B. ise iddia edilen rüşvet miktarıyla kendi mal varlığı arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Turgut B., "Kooperatif olarak esnafa verilen krediye kefil oluyoruz. Halkbank inceliyor, şartlar uygunsa biz de kefil oluyoruz. Benim yüzde 10 rüşvet aldığım iddia ediliyor. Böyle bir durum söz konusu olsaydı bana düşen komisyonun milyonlarca lira olması gerekirdi, banka hesaplarımdaki para ortadadır. Kovid döneminde 100-150 dosya gelmeye başlandı. 2024 yılında müfettişin tuttuğu rapor gereği merkez ilçe dışındaki esnaflar silinmiş, kredi ve kayıt işlemleri yapılmamıştır. Bugüne kadar 7 bin üyeye kefil oldum. Bu üyelerden biri çıkıp ‘Başkana kredi çekmek için rüşvet verdim' derse ben hapiste yatmaya razıyım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kronik hastalıklarım var, tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Savunmaların ve taraf avukatlarının beyanlarının tamamlanmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 6 tutuklu sanığın da tutukluluk halinin devamına karar vererek yargılamayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

antalya