Eczane çıkışı vahşetinde yeni gelişme: Ormanda yakalanan katil günlerce mezarlıkta pusuda beklemiş!
Şişli'de kardeşine ilaç almak için girdiği nöbetçi eczanenin çıkışında eski erkek arkadaşı tarafından silahla vurularak öldürülen 25 yaşındaki Nilda Müge Şahin'in katil zanlısı Nazir I., Sarıyer'deki ormanlık alanda gözaltına alındı.
Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucunda, firari şüpheli 31 yaşındaki Nazir I., bugün Sarıyer Ayazağa'daki ormanlık alanda polis ekiplerince kıskıvrak yakalandı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülen katil zanlısının, buradaki yasal işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Cinayetin işlendiği tarihe dönüldüğünde olay, 5 Ağustos günü saat 00.45 sıralarında Şişli ilçesine bağlı Gülbahar Mahallesi'nde yaşanmıştı. Kardeşinin ilaçlarını aldıktan sonra nöbetçi eczanenin önünde bekleyen Nilda Müge Şahin, eski erkek arkadaşı Nazir I. tarafından silahlı saldırıya uğramış ve olay yerinde hayatını kaybetmişti.
Şahsın yakalandığı haberinin gelmesiyle birlikte, günlerdir kızlarının acısını yaşayan ve korku içinde bekleyen aile üyeleri İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Adalet ve İçişleri Bakanlığına teşekkür eden aile, şüphelinin en ağır cezayı almasını talep etti.
KATİL MEZARLIKTA SAKLANIP AİLEYİ ADIM ADIM İZLEMİŞ
Kızının katilinin yakalanmasıyla yüreklerine bir nebze su serpildiğini ancak acılarının ömür boyu süreceğini belirten baba Duran Şahin, şüphelinin kaçış sürecinde aileyi mezarlıkta bile takip ettiğini dile getirdi. Baba Şahin süreci ve duygularını şu sözlerle ifade etti: "Allah sizden razı olsun. Türk devletine, Türk adaletine her zaman güveniyorduk ve güvenimizi de boşa çıkartmadılar. Hala güvenimiz sonsuzdur. İnşallah bu kadın cinayetlerinin sonu olur. Temennimiz budur. Şimdilik bir nebze olsun yüreğimiz ferahladı ama ciğerlerimiz yanacak. Acımız sonsuza dek bizimle birlikte yaşayacak. Bu konuda İçişleri Bakanlığına, Adalet Bakanlığına çok çok teşekkür ediyoruz. Hepsinden Allah razı olsun. Medya çok büyük bir görev üstlendi, görevini yerine getirdi. Bu konuda hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gerekli cezasını inşallah bulacaktır. Bizim kanunlarımız işleyecektir. Yakalandığını duyduğumuzda hiç korkmadık, tam tersi biraz sevindik. Ama biz mezarlığa gidip geldiğimiz müddetçe adam bizi takip etmiş. Gelmiş, mezarlıkta yatmış, oralarda dolaşmış. Çünkü bir katilin yapacağı iş sonunu beklemek. Adam arkasını toplamış. Biz bundan bu şekilde bir şey ummuyorduk. İfadesinde de ‘Ben bu aileyi çok kandırdım’ demiş. Biz bir haftadır ne uyuyoruz ne yemek yiyoruz. Acaba mahallede mi dolaşıyor, çevremizde mi dolaşıyor? Ve adam yine çevremizden çıkıyor. Mezarlıktan çıkıyor. Mezarlıktaki insanlarla dostluk kuruyor. Orada onların yanına gidiyor, yeri öğreniyor. Bir insan bu kadar cani olabilir mi? Beşiktaş'tan sen oraya kadar nasıl gittin? Bir de bu soru var. Beşiktaş gibi yerden çıkıyorsun, gidiyorsun, her taraf kamera. Altında motor, üzerinde silah. Ben anlayamadım"
Zanlının firari olduğu süre boyunca sürekli tehdit edildikleri için büyük bir panik yaşadıklarını anlatan anne İlgün Şahin ise kızının hayattayken de sürekli şiddet ve ölüm korkusuyla yaşadığını söyledi. Sabahlara kadar evinin balkonunda nöbet tuttuğunu belirten anne Şahin "Yakalandığını duyunca çok sevindim. Benim çocuğum nefes almıyor, inşallah o da oradan nefes alamaz. Benim çocuğumu mezara soktu. 1 haftadır ne yemek yiyebiliyorum, ne uyuyabiliyorum, balkonda oturuyorum sabaha kadar. Acaba buralara geliyor mu? Oturuyorum orada robot gibi. Binaya girdi mi? Girmedi mi? Ben sürekli panik içindeydim. Çünkü bize çok kızgındı. Ya bana zarar verebilirdi, ya başka çocuklarıma zarar verebilirdi, eşime zarar verebilirdi. Çünkü biz sürekli tehdit aldığımız için ‘Hepinizi öldüreceğim, yakalanmayacağım, oraya geri dönmeyeceğim’ kelimeler kullandı. 1 hafta kendini saklayabildi" ifadelerini kullandı.
Kızı Nilda'nın hayattayken annesine bir şey olmasından çok korktuğunu ve onu sürekli uyardığını dile getiren İlgün Şahin, "Bana zarar verse, sana vermesin diye çok dua etti. Sürekli beni 'Oraya gitme, buraya gitme, anne, onu yapma anne, işe gidiyorum, gittim anne, vardım anne' sürekli korku içindeydi çocuk. Korktuğu da başına geldi. Ben iki tanesini gelin ettim keşke onu da gelin etseydim ama kefen giydirdim. İnşallah öldüğünü duyarım orada. Adalet yerini bulacak inşallah. Emniyete de teşekkür ediyorum" dedi.
Matkapla çalışırken elektrik çarptı: 4 metreden düşen işçi hayatını kaybettiYurt
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Filistin'e destek olmak başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğudur"Gündem