Elektrik kesintileriyle RTÜK'ün ne alakası var?

Soğuklar kapıya dayandı ve tam da en çok ihtiyaç duyulan zaman da Türkiye'yi elektirik kesintileri sardı.

Abone ol

Bakan Yıldız, hani şu Barzani'yle anlaşma imzalayacağım diye hesabı -pardon uçağı- Bağdat'tan dönen enerji bakanı...

Anında tespiti yaptı; "kış geldi böyle oldu" dedi özetle... Sonra da İngiltere'nin en büyük havaalanı Heathrow'a getirdi sözü... "Orada da 7 saat elektrik kesildi" dedi.

Peki neden kesildi bu elektrikler bir anda? Onca doğalgaz anlaşmaları yapılmışken, Enerji Bakanımız körfez ülkelerini yol eylemiş yüzlerce şirket enerji sektörüne el atmışken...

Sorumlusunu en baştan söyleyeyim: Kesintilerin baş müsebbibi Radyo Televizyon Üst Kurulu'dur.

Bu kadar da olmaz demeyin; yazının devamını okuyun:

Bundan on yıl öncesine gidelim. AKP'nin ilk dönemleri... Arka arkaya "al ya da öde" koşullu doğalgaz anlaşmalarının yapıldığı dönem.

AKP iktidarı Türkiye'nin tüketmesi mümkün olmayan miktarlarda doğalgaz anlaşmalarına imza atar. İlk yıllarda her şey iyi gider. Türkiye'nin dört bir yanında yerli kaynakla üretim yapan elektrik santrallerinin yerini doğalgazla üretim yapan santraller alır.

Ancak bir süre sonra tüketilmeyen doğalgazın milyarlarca lira tutan faturası kendini hissettirmeye başlar.

Akıllara satın alınan doğalgazı Konya'daki Tuz Gölü'nün altına yapılacak depolama tesislerinde depolama fikri gelir. Hemen harekete geçilir.

İhale açılır... İhaleye iktidara yakın birçok firma katılır...

"Ve tesisler yapılır" demek isterdik ancak bugüne kadar yapılamaz.

Nedeniyse ihalede büyük bir yolsuzluk yapıldığının ortaya çıkmasıdır. Yolsuzluğu yapan çeteye de Tuz Gölü çetesi adı verilir. Operasyonu yapan isimse halen tutuklu bulunan Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'dır.

Soruşturmayı yürüten savcı da yıllar sonra kendisi bir soruşturmaya konu olur. Sözkonusu kişi meşhur "Deniz Feneri" davasının görevden alınan savcısı Mehmet Tamöz'dür.

Çete öyle rüşvet-yolsuzluk ilişkileri içine girer ki dava birçok devlet kurumuna uzanır. Tuz gölü depolama tesisleri projesi fiilen rafa kalkar.

Tuz gölü çetesi davası yıllarca sürer taa ki 22 KAsım'da görülen son celseye kadar... Birçok bürokrat ve yetkili suç örgütü kurmak ve yönetmekten ceza alır.

Ceza alanlar arasında yer alan bir bürokratın çalıştığı kurumsa çok dikkat çekicidir: RTÜK. Tuz gölü çetesinin önde gelen elemanlarından biri olarak adı geçen Seydi Çevik RTÜK'te uzmandır. Üstelik televizyonların yayınlarını denetleyen İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'nda.

Soruşturmaya yine RTÜK'te uzman olarak çalışan eşi Semra Çevik'in de adı karışır. Bu iki isim de aksi yöndeki müfettiş raporlarına karşın RTÜK'te çalışmaya devam ederler. Kimse onlara dokunamaz.

ilgili haberimiz için görseli tıklayınız

Seydi Çevik Tuz gölü çetesinin faaliyetlerinin merkezindeki isimdir. Rüşvet alışverişleriniyse RTÜK'ün Bilkent'teki binasının etrafında sürdürür. Bu sırada -kendilerini Ulusal Kanal hakkında yazdırdığı raporlarla tanırız- kurum amirleri Çevik'in siciline en yüksek notları düşerler. Çevik çete faaliyetlerine devam eder.

Ancak ne hikmetse kimse ona dokumaz; adeta RTÜK'ün en üst katlarından korunmaktadır. (İsimleri bizde saklı kalsın)

Evet elektrikler kesildi, karanlıkta kaldık...

Ama Bakan Yıldız'ın dediği doğru... "Meğer kış gelmiş"; ama biz farkında değiliz...

Mustafa KAYA

ulusalkanal.com.tr

Tayyip Erdoğan'a istifa çağrısı Gündem Yurttaşlar DEDAŞ'ı protesto etti Gündem Mardin'de helikopter düştü Gündem Yolsuzluk operasyonu Gündem