Ferdi Tayfur: Babamı ağanın adamları öldürdü

Ünlü sanatçı Ferdi Tayfur, yaşam hikayesini Posta'dan Alev Gürsoy Cimin'e anlattı. Ferdi Tayfur, "Dramı sevmem ama dramatik bir hayatım oldu. 15 Kasım 1945’te Adana’da doğdum. Fakir ama şerefli bir ailenin evladı olarak... Tıpkı filmlerdeki gibi... Babam ben küçükken öldürüldü. Bunun hüznü ve ezikliği oldu hep içimde. Babam askerden geldiği gecenin ertesi günü gitti, bir daha gelmedi" dedi.

Abone ol

Uzun süredir ortalarda yoksunuz...

Yazları Marmaris’teyim. Artık kışın da orada oturmayı düşünüyorum. İstanbul çok sıkıcı geliyor. Çünkü sosyal hayatım yok benim. Bugüne kadar da olmadı zaten.

İçine kapanık biri misiniz?

Sanatını icra ettikten sonra evine giden, sade yaşayan bir adam oldum hep. Gece kulüplerine gitmem, çapkınlığım da yoktur. Şimdiki sanatçı kuşağı ortalarda cirit atıyor. Onların “Magazine haber olayım” diye gittiği yerlerin önünden geçmedim. Reklama da ihtiyacım olmadı.

Ferdi Tayfur’un hikayesi nedir?

Dramı sevmem ama dramatik bir hayatım oldu. 15 Kasım 1945’te Adana’da doğdum. Fakir ama şerefli bir ailenin evladı olarak... Tıpkı filmlerdeki gibi... Babam ben küçükken öldürüldü. Bunun hüznü ve ezikliği oldu hep içimde. Babam askerden geldiği gecenin ertesi günü gitti, bir daha gelmedi.

Ferdi Tayfur: Babamı ağanın adamları öldürdü

Yetim kaldığınızda kaç yaşındaydınız?

5,5 yaşındaydım. Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Babamın sabah evden gidişini hatırlıyorum. Bir gece önce kucağındaki halimi... Allah rahmet eylesin. Babam Adana’nın güzel delikanlılarındandı. Derler ya, adam gibi adamdı.

BABAMI BİR AĞANIN ADAMLARI ÖLDÜRDÜ

Neden öldürüldü?

Bir ağanın adamları öldürdü. Bu nedenle ağalık sistemine karşıyım. Ben başkaları gibi tepeden inmedim. Arkamda acılar, yaşanmışlıklar var. Irgatlık da yaptım, hizmetçilik de... Gerekirse yine yaparım. Geldiğin yeri hiç unutmayacaksın kızım.

Sakıp Sabancı’nın yanında ırgatlık yapmışsınız...

Sakıp Bey’in Adana Ceyhan’daki Mısırlı Çiftliği’nde ırgatlık yaptım. Yıllar sonra Sakıp Bey ile konuştuk. Dedim ki, “Abi, ben sizin ekmeğinizi çok yedim. Eniştem sizin orada çiftçi başıydı. Ben de onun yanında çalıştım.” O da, “Mücadeleciymişsin” dedi. Neysem oyum. Sahnede nasılsam, kuliste de, evde de aynıydım. Bende şımarıklık yoktur. Bu arada ‘Arabesk müzik’ diyorlar. Türkiye’de herkes arabesk. Hayatlar arabesk. Üç beş aile sosyete. Onların da köküne bak, nereden gelmişler ki? Devlet onların babalarına inanmış atölye, fabrika kurdurmuş. İşin özeti: Arabesklik kanımızda var.

ulusal.com.tr

Kağıda şekil veren sanatçı Kültür Sanat Rus fotoğrafçıların gözünden 'Istanbul Photo Awards 2017' Kültür Sanat Emmy ödüllü komedyene cinsel taciz suçlaması Kültür Sanat Kapadokya'da 5 bin yıllık yerleşim yeri bulundu Kültür Sanat