Nasuh Mahruki hakkında karalama kampanyası başlatıldı

Atatürkçü olduğunu her fırsatta dile getiren AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında twitter'da karalama kampanyası başlatıldı. Everest’e tırmanan ilk Türk olan AKUT’un lideri Mayıs ayında Habertürk gazetesinden Evrim Çolakoğlu'na verdiği röportajda mesleğine ve kendisine ilişkin bilinmeyenleri anlatmıştı. İşte o röportaj:

Abone ol

“Safkan Türküm, bana Ermeni, Yahudi demelerinden rahatsız oldum”

“Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün hayaller gerçek olabilir”

NasuhMahruki, Everest’e tırmanan ilk Türk, AKUT’un lideri, Kar Leoparı gibi söylerken bile içinde delice bir şeyler gizlediği açık olan bir ünvanın sahibi ve dünyayı keşfetmekte hayli yol almış bir gezgin.

Mahruki, Bilkent İşletme’de okurken doğa sporlarıyla tanışıyor, hava-su-kara fark etmeksizin dünyayı dolaşıyor, 1996’da da arkadaşlarıyla birlikte AKUT’u kuruyor. Sonrası iddialar, engeller ve mücadeleyle dolu bir hikâye. Bir de cesaretle. Bu röportajı okurken şunu göreceksiniz: Mahruki’nin bu ülke için söyleyecek çok sözü var ve bunları açıkça söylemekten hiç çekinmiyor.

“EVEREST'İN TEPESİNDE HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADIM”

Everest'e tırmanan ilk Türk olduğunuzda ne hissettiniz?

Bugün Türkiye'den Everest'e çıkan 15 tane dağcı var, 4'ü kadın. Ancak o zamanlarda böyle bir hedef, çıtayı çok başka bir yere taşımaktı, getirdiği duygu da çok yoğundu. Zirveye vardığımda hüngür hüngür ağladım.

Kar Leoparı ünvanınız var. Ne demek Kar Leoparı?

Rusya Dağcılık Federasyonu'nun Sovyet Asya'da bulunan beş tane yedi bin metreden yüksek dağın tırmanışı tamamlayanlara verdiği resmi bir ünvan. 26 yaşında bu ünvanı aldığımda ünvanı alan en genç isimlerden biriydim.

Sizden sonra Türkiye'den bu ünvanı almayı deneyen oldu mu?

Oldu tabi ama henüz alan olmadı.

“18 BİN KİŞİ ÖLMÜŞTÜ, ANNEM ÖLDÜ DİYEMEDİM”

AKUT 14 Mart 1996'da kurulmuş.....

O yıllarda Türkiye'de organize bir arama kurtarma ekibi yoktu. Bolkar Dağı'nda kaybolan iki dağcıyı günlerce uğraşıp bulamadıktan sonra bir avuç dağcı bir araya geldik. Arama kurtarma ile ilgili çalışırken Türkiye'nin doğal afet risklerini fark ettik ve şok olduk. Böylece AKUT doğdu.

Sonra 1999 Gölcük depremi oldu....

Gölcük'e gittiğimde savaş sonrası, bombalama sonrası bir yere gitmişiz gibi hissettiğimi hatırlıyorum.

Anneniz vefat ettiğinde ordaymışsınız ve haberdar olmamışsınız...

Haberdar oldum aslında ama gelemedim.18 bin kişinin öldüğü bir yerde hiç kimseye benim annem öldü diyemedim.

“SİYASİ GÜÇ ELDE ETMEMDEN KORKTULAR”

Depremden sonra AKUT çok popüler oldu.....

Türkiye'nin bütün sisteminin çöktüğü bir süreçte AKUT müthiş bir iş başararak halkın sempatisini kazandı. Herkes yardım malzemelerini AKUT diye gönderiyordu. Bütün Türkiye, hatta Birleşmiş Milletler, NATO bizden bahsediyordu.

Aynı dönem devletle problemler de yaşamışsınız ...

Devletle değil, devletin önemli köşelerini ele geçirmiş insanlarla. O dönem daha bizim elimiz kolumuz kan içindeyken dönemin Sağlık Bakanı “AKUTçular şov yapıyor, haklarında soruşturma açtıracağım” demişti. Depremin üzerinden daha 10 gün geçmeden İstanbul Valisi AKUT'un hesaplarına el koymaya kalkmıştı. Bunlar henüz ilk raundmuş, devamı da geldi. Hakikaten Türkiye'de birileri birilerini durdurmak istiyorsa bürokrasinin bütün kötücül unsurlarını kullanmaktan hiç çekinmiyor.

AKUT'u neden durdurmak istesinler?

Çünkü AKUT kamuoyu anketlerinde Türkiye'nin en güvenilir kurumu seçilmişti. Ben de Türkiye'nin en güvenilir kurumunun lideriyim. Büyük ihtimalle siyasi bir güç elde etmemden korktular.

Siz hiç siyasete atılmayı düşündünüz mü peki?

Çok düşündüm tabii ki. Çok teklif de aldım. Hatta ismini vermeyeceğim bir siyasi parti lideri evime kadar gelerek beni partisine davet etti ama kabul etmedim.

Neden?

Ben sonuçta bir sivil toplum örgütü lideriyim ve çok ciddi bir hareket alanım var. Ancak siyasetin içinde benzer bir hareket alanına sahip olabileceğim gün böyle bir şey düşünürüm.

“ BEN SAFKAN TÜRK'ÜM, EN RAHATSIZ OLDUĞUM ŞEY BANA ERMENİ, YAHUDİ DEMELERİYDİ”

Tüm yapılanlar arasında en çok neden rahatsız oldunuz?

En rahatsız olduğum şey beni Türk olmamakla suçlamalarıdır. Çünkü ben safkan Türk'üm. Ermeni ya da Yahudi değilim ve neysem öyle anılmak istiyorum.

Sizin güvenilirliğinizi çok mu etkiledi bu durum?

Etkilemez olur mu? Ankara'da, İstanbul'da fark etmiyor olabilir ama Türkiye'de kırsala gittiğinizde gayrimüslimlere güvenilmiyor. O kadar çok propaganda yaptılar ki bu konuda....99'da bize 432 milyar bağış gelmişti, bu söylentilerden sonra 23 milyara düştü.

Hiç tehdit aldınız mı?

Yok, öyle bir şeye kimse cesaret edemez ama el altından bazı şeyler yaptılar. AKUT'ta ekibe dahil etmek istediğimiz bir arkadaşımıza “Başında Ermeni olan bir sivil toplum kuruluşuna gidiyorsun, seni uyarıyoruz, aileni düşün” dediler.

“ERMENİ SOYKIRIMI DA AKUT'UN MESELESİ”

AKUT neden Ermeni Soykırımı gibi konularda söz söylüyor?

Türkiye'yi ve Türk insanını ilgilendiren her şey bizim alanımıza giriyor. BenAKUT'u öyle konumlandırdım, tüzüğümüzde de özellikle öyle yazar. Ermeni Soykırımı da Türkiye'nin meselesi. Diaspora Ermenileri Amerika'da yaşayan, kendilerine çok geniş bir hareket alanı yaratmış insanlar ve bunu bir meslek olarak yapıyorlar. “Ermeni soykırımı vardır”ı anlatmak için para topluyor, muazzam bütçeleriyle de Türkiye'yi vuruyorlar. Türkiye'de bu işi en iyi bilen adamı, Mehmet Perinçek'i de saçma sapan gerekçelerle hapise attılar. Ergenekonmuş, bilmem neymiş. Palavra.

Hiç doğruluk payı yok mu sizce?

Tabii ki bir kısmı doğru ama sen İlker Başbuğ'a, Mustafa Balbay'a terör örgütü lideri diyemezsin. Bunlar yalan ve bunları yapanlara çok büyük bedel ödetecekler sonunda.

Ne demek bu?

Yalan belgelerden, yalan kanıtlardan, iftiralardan güç alan bir çete var karşımızda. Akademisyeni de var, polisi de var, hukukçusu da var. Çok yakında bu çetenin tamamını içeri atacaklar. Yeter ki birisi çetecilikten bu davayı açma cesaretini göstersin.

“ATATÜRKÇÜ OLMAYAN AKUT'A GİREMEZ”

Miliyetçi biri misiniz?

Kaba bir milliyetçi değilim ama vatanseverim. Biz Atatürkçü bir sivil toplum kuruluşuyuz ve Atatük milliyetçiliğine bağlıyız, böyle olmayan aramıza giremez. Bu ilkesel bir duruş.

Ülkenin mevcut gündeminden rahatsız mısınız?

Son derece rahatsızım ve çok endişeliyim.

“ANAYASA'NIN İLK 4 MADDESİNE DOKUNULAMAZ”

AKUT'un eski bir basın duyurusunda Türkiyelilik sözcüğünün sizi rahatsız ettiğini dile getirmişsiniz...Bugün bu konu önemli gündem maddelerinden biri...

Bu durumu elbette kabul etmiyorum. Türk'ün iki tane anlamı var. Biri etnisiteyi ifade ediyor, biri de Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içerisinde yaşayan 75-80 milyonluk halkın tamamını ifade ediyor. Türk olmak, Türkiye topraklarında Türk milletinin değerleriyle Türk gibi yaşamak demek. Bugün Anayasa'nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilen ilk 4 maddesine dokunulması tartışılıyor. Bu olduğu gün Türkiye'de iç savaş çıkar ve iç savaş bu ülkeyi 50 yıl geriye götürür.

Elbette anayasamızda değiştirilmesi gereken yerler var ancak herkesin şunu anlaması lazım: Türkiye'deki mevcut anayasa vatandaşlığın eşitliği ve egemenliği üzerine kurulu bir anayasa. Eğer sen bu işi etnisitelerin egemenliğine getirirsen, mikro milliyetçilikleri güçlendirmeye başlarsan herkes tekrar ona sarılır. Şu an 2.5 milyon oy için 80 milyon insanın egemenlik haklarından taviz vermesi bekleniyor. Böyle saçma bir şey olamaz.

“SÜREÇ BU ŞEKİLDE DEVAM ETMEZ”

Siz ne yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Teröristleri durduracağız. Analar ağlamasın diye bir şey çıkarttılar. Kim ister bunu? Bunu niye bana söylüyorsun, elinde silah olan teröriste söyle. Elinde silah olanla müzakere edilmez.

Süreç bir şekilde ilerliyor ama....

Bu şekilde devam etmesi, uzlaşılması mümkün değil. Çünkü hükümet vatandaşı egemenlik hakkından taviz vermeye ikna edemez. Geri adım atacaklar bu konuda.

Devletin Öcalan'la konuşmasından rahatsız mı oluyorsunuz?

Hayır, olmuyorum. Ancak suçlu bir adamı lider pozisyonunda görmesinden rahatsız oluyorum.

Özgür kalması konuşuluyor...

30-40 bin kişinin ölümünden sorumlu bir adamı çıkartamazlar. Bu olursa iç savaş çıkar.

“YAZICIOĞLU'NUN ÖLÜMÜ PİLOT HATASI”

Yazıcıoğlu'nun arama kurtarma çalışmalarında AKUT olarak oradaydınız...Birçok iddia ortaya atıldı...

Bence söylenenler sadece spekülasyon. Mevcut bilgilerle baktığımızda bu olay tamamen pilot hatası. Bunu raporumuzda da belirttik.

20'ye yakın arkadaşınız dağda ölmüş....Sizin ölüme en yaklaştığınız an hangisiydi?

K2 dağı dünyanın en zor ve tehlikeli dağı kabul ediliyor. Benim de belli bir seviyeden sonra hayatta en çok yapmak istediğim şey K2 tırmanışıydı. 2000 yılında dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel bir ekiple bir araya geldik. Zirve tırmanışı sırasında fırtına yüzünden kurduğumuz son kampı kaybettiğimizi fark ettik. Ertesi gün zirveye gideceğiz ama malzemeler yok. Ekibimdeki diğer kişiler geri dönmeye karar verdiler. Ben kamptaki diğer ekiplerden birinin yanına gidip “Beni ekibinize alın, ben yükünüzü taşıyayım. Bana da yiyecek verin” dedim. Kabul ettiler ve dört kişi tırmanmaya başladık ama birbirimizi kaybettik dağda. Çok tehlikeli-kilit bir yer vardı. Orayı da indikten sonra artık bayılmak üzereydim. Bir şekilde rotadan gitmedim ve içgüdüsel olarak kazmayı saplayıp üzerine bayılmışım. Geceyi halüsinasyonlarla geçirdim. Çok tehlikeli bir süreçti. Zaten dünyanın en tehlikeli yerlerinden birindesin, bir de nerede olduğunun farkında değilsin. Allahtan hava bozmadı o gece. Biraz rüzgar çıksa hepimizi öldürürdü.

2009'da evlendiniz. Duruldunuz mu artık?

Ben performans sporcusuyum. Artık eskisi kadar ağır antreman yapmıyorum. Eskisi kadar tırmanacağımı da zannetmiyorum. Eşim de 8 aylık hamile. Bir oğlumuz olacak. Bence baba olmak beni çok daha iyi bir adam yapacak.

Yazıcı: “Varlığım Türk varlığına neden armağan olsun“ Gündem Nusret Güner'den Sert Tepki Gündem 'Andımız kaldırıldı şimdi daha mı demokratız' Gündem Gelse o şuh meclise Gündem