İlker Yücel fark yarattı

Soner Polat Yazar ulusalkanaliletisim@gmail.com

Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın “Çalar Saat” adlı sabah programında (15 Mart 2019) sıra dışı bir konuğu vardı. Genç ve dinamik bir siyasetçi çok farklı söylemleriyle İstanbul ve Türkiye’nin adeta röntgenini çekiyordu. Popüler kültürün tamamen dışında, veri ve rakamlara dayanarak sorunların kökenine iniyordu. İstanbul’un geleceği için ortaya tutarlı ve sağlıklı bir strateji koyuyordu. Ufkun ötesine bakan genç siyasetçinin aklı fezadaydı ama ayakları sağlam bir şekilde yere basıyordu.

İHANETE UĞRAYAN İSTANBUL

Evet, İstanbul Belediye Başkan adayı İlker Yücel diğer adaylara nazaran çok büyük bir fark yaratmıştı. Dürüst, samimi ve güvenilir kişiliği ile İstanbul’un hüzün dolu hikâyesini çarpıcı kesitlerle art arda sıralıyordu. Unutulan, kaderine terk edilen, ihanete uğrayan İstanbul’un makûs talihini değiştirmek için ortaya stratejik bir vizyon koyuyordu. İstanbul tarihin bir parçasıydı. Dünyanın en büyük kültür miraslarından birisi olan İstanbul gözlerimizin önünde çürüyordu. İlker Yücel bu durumun İstanbul için kader olmadığını bizlere o kadar etkili bir şekilde anlattı ki… Hem İstanbul’da yaşayan insanlara hem de İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuna sahip çıkacağına hepimiz yürekten inandık. Bizlere insanın ön planda olduğu bir İstanbul vaat ediyordu. Ekran başındaki izleyicileri İstanbul’un çeşitli semtlerine götürüyor ve çözüm yollarını ikna edici şekilde bizlere aktarıyordu. Programa kalın dosyalarla gelmişti. Bütün konulara ayrıntılı rakamlara kadar hâkimdi! Türkçeyi çok güzel kullanıyor, güçlü ifade yeteneği ile bütün dikkatleri üzerinde topluyordu.

YENİ TİP SİYASETÇİ

Program boyunca hayal satmadı. İzleyicilere pembe masallar anlatmadı. Gerçeği bütün çıplaklığı ile İstanbullulara anlattı. Ciddi ve sorumlu bir siyasetçi olarak önce ortaya İstanbul’un bütçesini koydu. Borçlu olan İstanbul Belediyesi’nin bu alandaki yapısal sınırlamalarını açık ve seçik olarak bizlere gösterdi. Çünkü bir yöneticinin ancak elindeki kaynaklar kadar hedefler belirleyebileceğini herkesten iyi biliyordu. İstanbul ve Türkiye için yaratıcı fikirleri ile gelecek için umut ışığı oldu. Türkiye’de ve dünyada büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı bu dönemde, yeni dönemin koşullarına uyum sağlayacak politikacılara şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Köhnemiş sistemi temsil eden eski tip politikacılarla bir yere gidemeyiz! Gidilmediği de görülmüştür. Her şey değişirken eski alışkanlıklar ile hareket edenler İstanbul’un sorunlarını daha da karmaşık hale getirir. İlker Yücel yeni dönemin yıldız bir siyasetçisidir. İstanbul, Türkiye ve dünyayı tanıdığı için çözüm yolları da gerçekçi ve dengeli olacaktır. İstanbul için büyük bir şanstır.

İLKER YÜCEL HALKIN YANINDA

İlker Yücel’in bir tespiti ekran başındakileri uzun düşüncelere daldırdı: “İstanbul’da her şeyin otomobiller için yapıldığını” söyledi. “İnsanların yürüyecek kaldırım bile bulamadığını” açıkladı. İstanbul’daki uzun hayatım gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Kesinlikle haklıydı! Otomobiller İstanbul’da insanları ikinci plana atmıştı. Uygarlığın yaratıcısı insan İstanbul’da otomobillere yenilmişti. Bu çarpık durumun mutlaka düzeltilmesi gerekiyordu. İlker Yücel gibi siyasetçilerin işte tam da bu nedenle önü açılmalıydı. İnsanın makinelerin esiri olmasına göz yumamazdık!

Kentsel dönüşüm konusu programda uzun uzun tartışıldı. İlker Yücel halkının yanında olduğunu şu sözleri ile gösterdi: “Kentsel dönüşüm gerekli olduğu durumlarda tabii ki faydalıdır. Ama bu işe önce kaçak olarak inşa edilen oteller, şehirde görüntü kirliliği yaratan yüksek binalar ve diğer iş yerlerinden başlanmalıdır.” Şimdiye dek güçlülerin yanında duran eski tip siyasetçilerin hiçbirinde bu yaklaşımı görmedik. Bu devrimci çıkışı ile İlker Yücel yeni bir tartışma başlatmıştır. Hiç kimseye diyet borcu bulunmayan, oligarşik çevrelerle hiçbir bağı olmayan İlker Yücel’in söylemleri doğal olarak bu duruşu ile uyumludur. İstanbul’un rant çevrelerinden kurtuluşu için başka çaresi de yoktur. Çünkü Meclis’te siyaset yapan partilerin tamamı az ya çok bu çevrelerle yapısal ilişki içindedir.

DİPDİRİ, SIMSICAK İSTANBUL

Kendi haline bırakırsak İstanbul’un gideceği istikamet bellidir. İstanbul’u bu hale getirenler, “İstanbul’u düzelteceğini” ileri sürmektedir. Aynı verilerle farklı sonuç bekleyenleri Einstein’ın nasıl tanımladığını biliyoruz. Yedi Tepeli Şehir daha iyisini hak etmektedir. Bedri Rahmi Eyüpoğlu diyor ki: “İstanbul deyince aklıma bir masal gelir, bir varmış bir yokmuş!” Ümit Yaşar Oğuzcan ise şöyle sesleniyor: “Çürür kemiklerim adım unutulur. Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak!” İstanbul’u dipdiri, sımsıcak tutacak kişi İlker Yücel’dir…

Amiral Soner Polat

ulusal.com.tr

Tüm yazılarını göster