Atatürk: Yüzyılın en büyük lideri

Dr. Berna Bridge Yazar ulusalkanaliletisim@gmail.com

Bu röportajda Atatürk’ün yüzyılın en büyük lideri olduğu sonucu çıkan 18 yıllık Amerikan araştırmasının sonuçlarını paylaşıyoruz

Araştırmayı gerçekleştiren Prof. Dr. Arnold Ludwig Amerikalı bir tıp doktoru, psikiyatrist, akademisyen, tıp fakültesi bölüm başkanlığı yapmış, şu an ABD Rhode Island’da Brown Üniversitesinde emeritus profesör ünvanlı bir hoca. Alanı insan davranışını araştırmak. 18 yıl süren “Liderliğin Doğası” çalışmasında, 1900-2000 yılları arasında yaşamış, 200 farklı ülkeden 1941 lideri araştırıyor.

Ludwig “Politik Büyüklük Ölçeği” adında bir ölçek geliştirmiş ve bu ölçekte puanlama yapmış. Bu puanlama yapıldığında ayrıntılı bilgiye ulaşabildiği Roosevelt’ten Churchill’e, Mao’dan Fidel Castro’ya uzun bir listedeki 377lider arasında en yüksek puanı alan Atamız; Mustafa Kemal Atatürk. Ludwig, bu çalışması nedeniyle Amerika Atatürk Derneği’nden bir plaket almış ve kendisine ABD Atatürk Derneğinde yaşam boyu onursal üyelik verilmiş.

Dr. Berna Bridge: Çalışmanızın süresi ve içeriği nedir? Araştırdığınız liderleri nasıl ölçtünüz, başarı sıralaması neye göre yapıldı?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: 18 yılda 1200'ün üzerinde biyografi, antlaşma, tez vb inceledim. Geçmişte yaşamış Sezar, Napolyon, Büyük İskender, George Washington gibi toplumların başarılı addettikleri liderlerin özelliklerini belirleyerek bir ölçek oluşturdum. Bu ölçekte liderlerin özellikle yeni ülke yaratma, savaş kazanma, toprak kazanımı/kaybı, iktidarda kalma süresi, askeri başarı, sosyal mühendislik, toplumu olumlu yönde değiştirme, iyileşen ekonomi, devlet adamlığı, ideoloji, ahlaklı örnek oluşturma, yozluğa karışmama, politikmiras, yönettikleri ülke nüfusu gibi özelliklerine baktım. Politik Büyüklük Ölçeği özel yaşam gibi yoruma açık konularla alakalı değildir, yalnızca yukarıda saydığım somut ölçülebilir ülkeye ve topluma kazandırılan eylemlerle ilgilidir.

Dr. Berna Bridge: Ölçeğiniz toplam kaç puandan oluşuyor ve sonuç ne çıktı? Bu puanlamayı sizin dışınızda uygulayanlar oldu mu?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Toplam 37 puan üzerinden 31 puan alarak birinci Mustafa Kemal Atatürk çıktı. Bu puanlamayı herkes yapabilir. Ben yaptım, ayrıca benden bağımsız olarak 80 kişilik bir çalışma grubu da bu puanlamayı gerçekleştirdi. O çalışmada da Atatürk birinci çıktı. Bu puanlamayı siz de her istediğiniz lider için yapabilirsiniz.

Dr. Berna Bridge: Çalışmanızda Atatürk’ten sonra gelen liderler hangileriydi? Ülkemizden araştırdığınız başka lider oldu mu?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Mao Zedong, Franklin Roosevelt, Joseph Stalin, Lenin... Aklınıza gelen tüm liderler bu çalışmanın bir parçasıydı. Ülkenizden Atatürk dışında sadece Abdül Hamit hakkında bilgi bulabildim.O 12 puan aldı. Çiller’i de kadın liderler arasında daha kısa puanlamadan inceledim.Tüm bilimsel bulgular, metodoloji, istatistikler, ölçekler kitabın arka bölümünde yer almaktadır.

Dr. Berna Bridge: Bu araştırma süreciniz nasıl başladı ve gelişti?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Dördüncü kitabım The Price of Greatness (Büyüklüğün Bedeli).Bu kitabımda 18 farklı mesleği araştırıp, balerin, müzisyen, sporcu, politikacı gibi mesleklerde üstün başarı kazananları araştırdığımda gördüm ki politik başarı konusunda bir ölçek, bir ölçüt yok. Mimarlar yaptıkları binalarla, sporcular attıkları gollerle, sanatçılar aldıkları ödüllerle değerlendiriliyorlar. Peki, politik başarı nasıl ölçülüyor diye merak ettim ve böylece beşinci konu “Liderliğin Doğası” araştırmamın tohumları atıldı.

YOKTAN VAR ETMEK VE EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ YENİLİKLER GETİRMEK

Dr. Berna Bridge: Ana hatlarıyla politik büyüklük ölçeğini oluşturan öğeleri anlatır mısınız?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Bunlardan bir tanesi "Hiç yoktan bir şey var etmek"tir. Atatürk burada en yüksek puanı aldı, çünkü bitmiş, yok olmuş bir Osmanlı'dan yeni modern Türkiye'yi yarattı. Hiç yoktan var etti. Bir diğer öğe öncesine göre daha fazla toprak kazanması veya kaybetmesi. Burada Atatürk Sevr antlaşması ile kaybedilen toprakları Lozan antlaşması ile kazanarak yeni sınırları belirlemesiyle en yüksek puanı aldı. Bir diğer öğe dış destek olmadan ve hukuksuzluğa başvurmadan uzun yıllar iktidarını koruması. Tarihe geçmiş tüm başarılı liderlerin kazandığı savaşlar, yani savaş başarısı ve ülkesine kattığı topraklar var. Askeri muvaffakiyet. Atatürk de Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ile yine en yüksek puanı alıyor.Bu en önemli noktalardan birisi.

Bir başka öğe de sosyal mühendislik: örneği görülmemiş yasal yenilikler getirmek. Atatürk'ün yaptığı harf, kıyafet, medeni kanun, kadına seçme, seçilme hakkı getirmesi, laiklik gibi devrimler sosyal mühendisliğe işaret ediyor. Diğer öğeler ekonominin iyileşmesi, devlet adamlığı, diplomatik ilişkiler, komşularla ve diğer ülkelerle iyi geçinilmesi, ideoloji, bıraktığı siyasi miras ve ahlaki örnek olması. Yani liderin yozluk yapmaması, çalıp çırpmaması, hanedan gibi hareket etmemesi gibi tutumlarıyla bütün öğelerden Atatürk tam puan alıyor. Buna efsane liderler deniliyor.

GERÇEK NEYSE O, SAPTIRILMADAN

Dr. Berna Bridge: Bu puanlamada en yüksek puanı Atatürk’ün alacağı sonucunu bekliyor muydunuz?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Bu sonucu kesinlikle beklemiyordum, bana sürpriz oldu. Bu araştırma tamamıyla objektif, tarafsız bir araştırmaydı. Sonuç tamamen sayısal bir puanlamayla oluşan, manipülasyona açık olmayan bir sonuçtu. Ben Amerikalı bir akademisyenim. Siyasetle de ilgilenmem. Hayatımda bir defa Türkiye'ye Atina’dan gelen kısa bir gemi turuyla uğramış bir kişiyim. Türk akrabam yoktur. Bu araştırmadan sonra Türk dostlar edindim, daha önce Türk arkadaşım da yoktu.

UNUTTURMA VE YIPRATMA PARADOKSU

Dr. Berna Bridge: Geçen yıllar ve olumsuz tutumlar, haksız suçlamalar, son zamanlarda gördüğümüz gibi hoş olmayan karalamalar Türk toplumuna ve dünyaya Atatürk'ü unutturabilir mi?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Ben bir psikiyatrist, insan davranışı araştırmacısı, bilim adamı olarak şunu netlikle söyleyebilirim. Baskılar ve manipülasyonlar gerçek değeri olan hiçbir şeyi unutturmaz, tersine daha çok bağlanırsınız. Örnek olarak, öğrencilerime veya hastalarıma "gözlerinizi kapayın ve ne yaparsanız yapın, mor bir fil düşünmeyin" derim. Siz de bunu deneyin. Benim söylememle düşünceleriniz değişecek mi? Somut olarak Atatürk’ün cephede ve daha sonra devlet adamlığında kazandığı başarılar onu tarihin hafızasında ölümsüz ve efsanevi bir konuma getirmiştir.

Dr. Berna Bridge:Bu kadar kapsamlı ve detaylı bir çalışmanın sonunda sizi en çok etkileyen lider hangisiydi? Neden?

Prof. Dr. Arnold Ludwig: Beni en çok etkileyen lider Atatürk ve Roosevelt idi. Atatürk’ün savaş başarısının ötesinde, sosyal mühendislik olarak topluma katkılarını çok etkileyici buldum. Harf devrimi, kadın hakları, kadına verdiği değer ki burada Latife hanımın da katkısının çok olduğunu eklemek gerek, kıyafet devrimi, medeni kanun, bunların her biri yadsınamayacak katkılar. İşte Atatürk böyle bir vizyoner liderdi.

Daha sonra bir kitaba dönüşen (King of the Mountain) bu araştırma aslında iki ayağı olan bir araştırma, uzun bir kitap yerine iki ayrı kitap olabilirmiş. Bir bölümü bir psikiyatristin liderliğin doğasını, insan davranışını ve psikolojisini örneklerle açıklaması.Bunu psikoloji, genetik, antropolojik açıdan genetiğimizin %99 örtüştüğü ve genelde çok sık kullanılan bilimsel bir metot olan primat liderlik davranışlarını insan davranışlarıyla karşılaştırarak yapıyor. Kitabın diğer bölümü ise liderlik özellikleri ve ölçek üzerine yoğunlaşıyor.

Sonuç olarak, bu çalışmanın en vurucu yanı, Ludwig’in yıllar önce bu araştırmaya başladığında Türkiye’yi ve Atamızı hiç tanımaması, siyasetçi olmaması,yani, bu araştırmanın tamamıyla liderliği araştıran akademik, tarafsız bir çalışma olması. Atamızın hakkıyla 377 lider arasında bu ölçekte birinci olması, torpille, dış ülkelerin desteğiyle, saptırma, medya desteği, parlatmayla değil, gerçek tavır, tutum, çalışma, cephede savaş ve mücadelesi ile tarihte hak ettiği yerin tekrar yabancı bir ağızdan 18 yıllık bilimsel yollarla hazırlanan, geçerliliği olan bir ölçekle ve çalışmayla vurgulanması oldu.

Söyleşimizin sonunda eşi Helen'ın hazırladığı leziz yemek boyunca bize bilgisayarını açıp şu an yaptığı araştırmadan bilgiler aktardı. Duvarları sanatçı oğlunun yaptığı resimlerle doluydu ve ayrıca evi hoş heykeller ile tam bir sanatçı eviydi. Yemek sonunda çıktığımız yürüyüşte yol boyu yine Atamızın büyüklüğünden, ülkemize kazandırdıklarından takdirle söz etti.

Bizim de yanıtımız,“Biz Türkler bunu biliyoruz, milyonda bir dünya yüzüne gelen ender liderden birinin bize geldiğini, ne şanslı olduğumuzu biliyoruz ama bunun tarafsız, yabancı ve akademik bir ağızdan bir daha işitilmesi bize mutluluk veriyor” dedik.

Atamızın başarılarının ve ülkemize, bağımsızlığımıza, ülkesel onurumuza katkılarını geçtiğimiz bu zor günlerde tarafsız ve siyasetçi olmayan bir araştırmacıdan duymak bizim için en güzel 19 Mayıs Bayramı hediyesi oldu… Bayramımız kutlu olsun…

Tüm yazılarını göster