De Gaulle: Bir gün dolar hakimiyeti sona erecek

Ali Rıza Taşdelen Yazar arizatasdelen@yahoo.fr

Bir süredir, fırsat buldukça Alain Peyrefitte’in de Gaulle üzerine yazdığı 3 ciltlik “C’etait de Gaulle-Bu de Gaulle’du” kitabını okuyorum. Alain Peyrefitte, 33 yaşında milletvekili seçilmiş pek çok bakanlık görevi yanı sıra General De Gaulle’ün sözcüsü sıfatı ile 1959-1969 yılları arasında De Gaulle’e en yakın kişi olarak çeşitli görevlerde bulunmuş. Hükümet toplantıları ve devlet arşivlerine dayanarak De Gaulle ile geçen yılları bu 3 ciltte toplamış, her biri 600 sayfanın üzerinde. De Gaulle üzerine zengin bir kaynak. Aldığım notlardan Geçen hafta ABD-NATO ilişkilerini yazmıştım. Bu hafta ekonomi ve dolar üzerine. Gelecek haftalar serbest piyasa ekonomisi üzerine, Çin ile ilişkileri üzerine görüşlerini yazacağım.

İkinci Dünya Savaşı Avrupa’da büyük bir yıkıma yol açmıştı. Savaşın galiplerinden ABD savaştan çok az kayıpla çıkmış ve dönemin en güçlü emperyalist devleti olarak dünya hâkimiyeti peşindeydi.

Bütün gücüyle Avrupa’ya abanmıştı. Avrupa’yı Nazi işgalinden “kurtarmış” bir kahraman edasıyla hareket ediyordu. ABD derin devletinin NATO eliyle Avrupa’da oluşturduğu gizli gladyo örgütlenmesiyle hem askeri hem de ekonomik olarak Avrupa ülkelerini denetim altına alma çabasına girmişti.

BRETTON WOODS KONFERANSI, İMF VE DÜNYA BANKASI

ABD ekonomik denetimin araçlarını da yaratmıştı. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) 1945 yılında, yeni bir uluslararası para sistemi yaratmak amacıyla yapılan Bretton Woods konferansı (1944) sonucunda birlikte kurulmuş ve 1946 yılından itibaren Washington’da çalışmaya başlamıştı. Böylece dolar saltanatı da başlamış oldu. Marshall yardımı devreye sokuldu.

Bu anlaşma ile para birimleri altına endekslenmiş ve ABD dolarının altına endeksli bir rezerv para birimi olarak ortaya çıkmasına neden olmuştu. Bretton Woods'la getirilen bu sistem 1971 yılına kadar devam edecek ve sonra ABD, doların altına dönüştürülebilirliğini kaldıracaktır.

ULUSAL DİRENİŞÇİLERE MARSHALL YARDIMI YOK

De Gaulle 20 Ocak 1946’da, IV. Cumhuriyet Anayasasının yapılmasında diğer partilerle anlaşmazlığa düşünce Geçici Hükümet başkanlığını bırakır. 1945 Kurucu Meclis seçimlerinde Komünist Parti (FKP) %27 ile birinci parti olmuştur.

Savaştan sonra ülke büyük bir yıkama uğramıştır: demiryolları tahrip olmuş, endüstri ve tarım üretimi neredeyse durmuştu. 5 milyon insan evsiz kalmış, satın alma gücü dibe vurmuş ve Frank %48 devalüe edilmişti. ABD savaş sonrası durumu fırsata çevirmek için Marshall yardımı sürecini başlatır. Fakat Fransa’da, komünistlerin hükümeti kurmasına karşıdır. 1946’da tekrar seçim yapılır. FKP oylarını %29’a çıkarır.  Sosyal Demokratlar ise oy kaybına uğrar ve %16 oy alırlar. Sonuç değişmemiştir. Ama Marshall yardımını alabilmek için, hükümeti ABD’nin gizli gladyo örgütlenmesine olanak sağlayacak anlaşmayı imzalayan Sosyal Demokratlar kurar. FKP’ye de 5 bakanlık verilir. ABD hükümete baskı yapar ve 5 komünist bakan görevden alınır. Artık hükümette de Gaulle yoktur, komünistler de yoktur. ABD, ancak bu şartlarda Marshall Planı çerçevesinde 1954 yılına kadar Fransa’ya yılda 1 milyar dolar kredi verir.

Ülkenin bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutan de Gaulle, siyasi bağımsızlığın yanında ekonomik bağımsızlığa dikkat çeken şu sözleri söyleyecektir: “Ekonomik bağımsızlık olmadan, Artık hiçbir bağımsızlık olmayacaktır”.

ABD HER ALANDA İŞGALCİ

Fransa’nın 1958’de V. Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, daha çok ABD denetimindeki NATO’dan Fransa’yı çıkaran lider olarak bilinir. De Gaulle 1958-1969 yılları arasında sadece NATO’dan çıkmayı savunmamış; askerî alanda olduğu gibi siyasi, ekonomik ve diplomatik alanda da ABD’nin karşısında olmuştur. “ABD kendisini para dünyasının jandarması olarak görüyor” der. 

De Gaulle, “Amerika’yı dünyadaki tüm ekonomik, askeri ve siyasi döngüleri kontrol etme sürecine müdahale eden işgalci” bir devlet olarak değerlendirir. “Avrupalı liderlerin bunu söyleme cesaretinin olmadığını ve bunu söylemenin kendilerinin görevi olduğunu” söyler.

DOLARIN HAKİMİYETİNE KARŞI ÇIKTI

De Gaulle, doların rezerv para olmasından rahatsızdır. “Dolar altının yerine geçti” der. Doların dünyadaki, özellikle de Fransa’daki hakimiyetine karşı kararlı bir tutum alır. “ABD Emperyalizmi, hiçbir alanı boş bırakmaz. Her şekle girer, ama en sinsisi de dolardır”. Üstelik ABD bütçesini denkleştirmek için dolar basmaya başlamıştır. De Gaulle elde tutulan dolara atıfta bulunarak “Bizi satın alması için ABD’ye ödüyoruz” der. Bunun için “Her seferinde elimizde dolar olunca altına çevireceğiz. Herkes aynı yapmalı… Artık politik baskılar parayı manipüle edemeyecek” der. Bu Uluslararası Para Sisteminin yürümeyeceğini ve bir gün dolar hakimiyetinin sona ereceğini ifade eder. “Bir gün Amerikalılar, altın standardı yerine doları standart olarak ikame ediyormuş gibi yapacaklar.” öngörüsünde bulunur.

Dr. Doğu Perinçek’in Kaynak Yayınlarında çıkan “ABD Yol Ayrımında” kitabında dikkat çektiği gibi “ABD’nin 1963 yılında başlayan Vietnam’a silahlı müdahalesinin karşılamak ekonomiye ağır yükler getirmişti. Bütçe açığına bulunan çare, dolar basmak oldu. Böylece 1944 yılında saptanan 1 ons altın = 35 dolar eşitliği bozuldu. Bunun üzerine birçok ülke, ABD Merkez Bankası FED’e dolar getirerek altın almaya başladı. Nixon yönetimi 1971 yılında dolar ile altının bağını kopardı. Bretton Woods sona ermişti.”

Tüm yazılarını göster