Ufuk Akkaya
Ufuk Akkaya Köşe Yazısı

Çetin Doğan: İkisi de silah arkadaşım değil!

325 komutana verilen Balyoz cezaları kamuoyunda kabul görmedi, binlerce yurttaş komutanlara destek için sokaklara döküldü. Ellerde Türk bayrakları, ağızlarda “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı. Ceza alan komutanların “darbeci” olduğu görüşü tutmayınca Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman devreye girdi. Ceza alan silah arkadaşlarının aleyhine konuştular. Neredeyse bütün gazetelere manşet oldular.

“ÖZKÖK VE YALMAN’IN AÇIKLAMALARI ÇİRKİN KAÇTI”

Eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’a Özkök ve Yalman’ın açıklamalarını sorduğumuzda ilk tepkisi ikisini de silah arkadaşı olarak görmüyorum oldu:

“Öncelikle her ikisini de silah arkadaşım olarak görmediğimi belirtmeliyim. Yaptıkları açıklamalar, cılkı çıkan Balyoz davasının sonunda, mahkemenin verdiği karara kamuoyunda arka çıkma olarak anlaşılacak şekilde laf etmelerini, bir talimatla mı yerine getirdiler bilmiyorum ama çok çirkin kaçtığı gerçektir.”

“AR VE VİCDAN SAHİBİ OLAN AÇIKLARDI”

Çetin Doğan’ın bu sert tepkisine neden olan ise 2003’te darbe iddiaları üzerine hem Özkök’ün hem de Yalman’ın yaptırdığı araştırmanın sonucunu kamuoyundan kaçırmaları:

“Davanın daha soruşturma safhasında, kamuoyuna açıklama yaparak Ordu Plan Semineri konusunda o dönemde yaptıkları araştırmanın sonuçlarını açıklamaları gerekirdi. Bunu silah arkadaşlığının gereği olarak değil, ar ve vicdan sahibi, ülkesini seven bir yurttaş olarak yapmaları gerekirdi.”

“NASIL TESLİM ALINDIKLARI BİR GÜN ANLAŞILACAK”

Balyoz kararıyla E. Org. Özkök ve E. Org. Yalman gazeteler üzerinden “darbe önleme” yarışına girdi. Yalman, “Ucuz kahramanlık kimseye yakışmaz. Türk Ordusu demek Kara Kuvvetleri Komutanlığı demektir. Hilmi Paşa'nın kaç tane tankı tüfeği vardı?” diye sormuştu. E. Org. Çetin Doğan bu yarışın nedeni şöyle değerlendirdi: “Aralarındaki seviyeli(!) tartışmayı yorumlamak istemem. Kimlerin parmaklıklar ardına konmadan nasıl teslim alındığı, kimlerin neyi umursadıkları, nelerin peşinde koştuğu, elbet bir gün anlaşılacaktır. Bunun çok geçmeden olacağına inanıyorum.”

“AYTAÇ YALMAN’IN KASETİ Mİ VAR?”

Peki, darbe kurgusu operasyonlarında Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman nasıl bir rol oynadı?

Çetin Doğan bu sorumuza da şu yanıtı verdi:

“Aytaç Yalman’ın aldığı rol, sağır ve dilsizi oynamak şeklinde oldu. Ergenekon davasında tanık olarak dinlenen Hilmi Paşa’nın beyanlarına göre, 1. Ordu Komutanlığı’nda icra edilen Plan Semineri’ne ilişkin amacını aşan bir uygulama olduğu yolunda kulağına bir şeyler gelince, konuyu tahkik etme görevini dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Paşa’ya vermiş. Tahkikat sonucunun ne olduğunu kasıtlı olarak ne Özkök ne de Yalman açıklamaya çekiniyor. Buna karşılık, ağızlarını her açtıklarında konuya açıklıktan ziyade müphemiyet (belirsizlik) verdikleri acı bir gerçek. Elbet bildikleri gerçekleri hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklamamalarının kendine özgü sebepleri vardır. Tezgah peşinde olanlar, kişileri teslim almak için bir çok metot kullanmışlardır. İnsan doğal olarak Aytaç Paşa’nın da ‘kaseti mi var’ var demekten kendini alamıyor. Önemli olan kişinin, geçmişte hesap veremeyeceği hiçbir adım atmamış olması ve kimseden korku ve beklentisi bulunmamasıdır.”

Ufuk Akkaya

@ufuk_akkaya

ulusalkanal.com.tr

çetin Doğan silah değil