Bıçak timi değil yalan timi! Cumhuriyet Taraf'ı aratmıyor

Bıçak timi değil yalan timi! Cumhuriyet Taraf'ı aratmıyor

Genç binbaşı, 1993 yılında Kızıltepe’ye İlçe Jandarma Komutanı olarak atandığında ilçeye PKK ve Hizbullah terörü hâkimdi. Hizbullah’ın infazları, Takarof marka silahla enseye bir kurşun sıkılarak yapılıyordu. PKK’nın tercihi ise “keleş”ti, hasımlarını tarayarak öldürüyordu. Her gün cinayet işlenen, ölümün kol gezdiği Kızıltepe’ye 20 km uzağındaki Mardin’den hiç kimse, asker ve polis dahil hiç kimse gelemiyordu.

Kızıltepe Jandarma Komutanı Binbaşı Hasan Atilla Uğur’du. Uğur, 1Temmuz 2008 günü “Ergenekon terör örgütü üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındı, 4 Temmuz günü tutuklandı. Ergenekon davasında gizli tanık Aydos’un yalan beyanlarıyla 29 yıl 3 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildi. 5 yıl 8 ay 10 gün cezaevinde kaldı. Şimdi “Mardin- Kızıltepe” iddianamesiyle yeniden mahkûm edilmek isteniyor.

TSK’YI ‘SAVAŞ SUÇLUSU’ İLAN ETMEK

AKP-PKK işbirliği ile sergilenen “açılım” süreci, aynı zamanda bir psikolojik savaş sürecidir. Amaç, TSK’yı “savaş suçlusu” ilan ettirmektir. TSK’nın terör örgütüne karşı verdiği meşru mücadeleyi yasadışı imiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Terörle mücadelede sembol olmuş isimleri itibarsızlaştırmak, karalamak ve haklarında soruşturma açılmasını sağlamaya çabalıyorlar. “Mardin- Kızıltepe” iddianamesinin özeti budur.

BU İDDİANAME F TİPİ KOKUYOR

Önce Taraf, Yeni Şafak ve Özgür Gündem verdi haberi. Bir gün sonra da Cumhuriyet.

“Kendilerine ‘Bıçak Timi’ diyen...” diye başlıyor, Cumhuriyet’in ‘JİTEM’in kanlı bıçağı’ başlıklı haberi. Devam ediyor: “Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın JİTEM soruşturması, İstanbul merkezli başlatılan Ergenekon soruşturmaları sırasında “Aydos” kod adı verilen bir gizli tanığın ifadeleri sonrasında başlatıldı. Gizli tanık Aydos, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde 27 Ekim 2008’de verdiği ifadede, Ergenekon sanıklarından Albay Hasan Atilla Uğur’un binbaşı rütbesiyle Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde yaşanan birçok faili meçhul cinayetin sorumlusu olduğunu öne sürdü.” Neymiş? “Ergenekon soruşturmaları sırasında “Aydos” kod adı verilen bir gizli tanığın ifadeleri sonrasında” başlatılmış, Mardin- Kızıltepe soruşturması. Eğer Cumhuriyet’in acar muhabiri Ergenekon dava sürecini izleseydi, “Bıçak Timi”nin Ergenekon’un gizli tanıklarından Aydos tarafından icat edildiğini de bilirdi!

Hadi bilmiyor diyelim. Cumhuriyet bu iddianameyi sürmanşetinden vermeden yazarı, Ergenekon sanığı Mustafa Balbay’a sorsaydı “Hasan Atilla Uğur kimdir? Nasıl tanırsın?” diye!

GLADYONUN İDDİANAMELERİ

Biz bu tür iddianameleri, haberleri yıllardır biliyoruz. Gladyo’nun iddianameleridir bunlar. Psikolojik savaşın kanunudur. Yıkılış ne kadar büyükse, yalan da o kadar büyüktür. Çok değil bir-iki yıl önce Ergenekon tertipçileri ve onların aletleri, haftalar boyunca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da “ölüm kuyuları”, “asit kuyuları” yalanıyla Cemaat’in medyasında boy gösterdiler. PKK itirafçıları piyasaya sürüldü. BOTAŞ arazileri delik deşik edildi. “Askerlerin gömdüğü” cesetler arandı. Liberal faşistler “Ergenekon’un Kürt ayağı”ndan bile söz ettiler.

Hatta PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın “ifşaatlarını” ciddiye alan Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla soruşturma açıldı. İş makineleri getirildi, kazılar yapıldı. Toprak altından bulunan her kemik parçası, bir faili meçhulün delili gibi televizyonlarda gösterildi. Hepsi asılsız çıktı. Şimdi bu yalanlara Cumhuriyet de katılıyor. İddia ediyoruz. Mardin-Kızıltepe iddianamesi “F tipi” kokuyor. Cumhuriyet’in haberi de öyle.

Nasıl ki “Balyoz davası” denilince sayıları binleri aşan sahte dijital belgeler, “Odatv davası” denilince uzaktan gönderilen virüsler, “Askeri Casusluk davası” denilince düzmece belgeler akla geliyorsa, Ergenekon denilince ilk akla gelen gizli tanıklardır.

Ergenekon davası, gizli tanık beyanları üzerine kurulmuştur. Ergenekon davasında gizli tanık yapılan kişilerin istisnasız tümü çeşitli terör örgütlerinin itirafçıları, ağır ve yüz kızartıcı suçlar işleyen ve cezalara çarptırılan hükümlülerden ve sabıkalılardan oluşmuştur.

TOPLUMUN TORTULARI GİZİLİ TANIK YAPILDI

Toplumun tortuları, F tipi örgüt tarafından gizli tanık yapılmıştır. Özel yetkili mahkemeler kaldırılmıştır, fakat gizli tanıklar hâlâ uğursuz faaliyetlerine devam etmektedir. “Aydos” bunlardan biridir. “Faili meçhul” cinayetler gizli tanıklarla, düzmece iddianameleri sürmanşete çekmekle değil fakat ancak halkçı devrimci bir iktidarla çözülebilir.

CUMHURİYET, TARAF’I ARATMIYOR

Ahmet Şık imzalı Cumhuriyet’in haberinde şu ifadelere yer veriliyor:

“1992-1996 yılları arasında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşanan kayıplar, köy boşaltmalar ve infazları kapsayan davada 4’ü asker 5’i korucu 9 sanık yargılanacak. Davanın asker sanıkları olan Ergenekon davasından da bir süre tutuklu kalan emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan’ın JİTEM’in Mardin ve Diyarbakır’daki yöneticileri olduğu iddia edildi. Sanık askerlerin bölgede JİTEM’e bağlı “Bıçak Timi” adında bir tim kurarak cinayet işledikleri, gözaltına aldıkları kişileri infaz ederek cesetlerini yok ettikleri anlatıldı. Askerlerle birlikte timin mensubu oldukları öne sürülen korucular Abdurrahman Kurga, Mehmet Emin Kurga, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılınçaslan ve İsmet Kandemir’le birlikte 9 sanığın”Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak, tasarlayarak adam öldürmek” suçlarından yargılanmaları talep edildi.”

Cumhuriyet’in haberinde Hasan Atilla Uğur yalancı tanık ‘Oğuz’la şu ifadelerle hedef alınıyor: “1994 - 2010 arası koruculuk yaptığını, öncesinde de 2 yıl süreyle “haber elemanı” olarak jandarmaya çalıştığını belirten gizli tanık Oğuz, 1997-1999 arası da JİTEM için çalıştığını anlattı. O dönemde Mardin İl Jandarma Komutanlığı içerisinde binası bulunan JİTEM’in haksız biçimde birçok kişiyi gözaltına aldığını belirten Oğuz, bu kişilerin akıbetlerinin bilinmediğini söyledi.

JİTEM’in Kızıltepe’deki liderinin dönemin İlçe Jandarma Komutanı Hasan Atilla Uğur olduğunu belirten Oğuz, “Onun üstünde de Mardin Il Jandarma Komutan Yardımcısı Yarbay Celal Kısa bulunuyordu. Hasan Atilla Uğur tarafından ‘Bıçak Timi’nde içinde askerlerle birlikte itirafçı ve korucular da bulunuyordu. Evlerinden alıp götürdüğü insanların birçoğu kaybedildi.” dedi.”

Hikmet Çiçek

Aydınlık